Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.
DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.

Güncel Gönderiler
Türkiye'de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: 2006-2026
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Günal, Başbuğ Alparslan; Akıncı, Adil
Bu çalışmada Türkiye’de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi 2006: Q1–2026Q1 dönemi için incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin ekonometrik analiz yöntemleriyle incelemektir. Analizde kullanılan veriler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Veri Dağıtım Sistemi’nden elde edilmiştir. Savunma harcamaları “sav” değişkeninin ve gayri safi yurtiçi hasılaya milli hâsıla “gsyih” değişkeninin bir önceki cari döneme göre artış oranı dikkate alınmıştır. Savunma harcamaları değişkeni, Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mal ve hizmet alım giderlerinden oluşmaktadır. Çalışmada öncelikle değişkenlerin durağanlık düzeyleri Augmented Dickey-Fuller ve Phillips-Perron birim kök testleri ile incelenmiştir. Birim kök testi sonuçlarına göre savunma harcamaları değişkeninin düzeyde durağan, gayri safi yurtiçi hasıla değişkeninin ise birinci farkı alındığında durağan olduğu tespit edilmiştir. Değişkenlerin farklı düzeyde durağan olması, bağımlı değişkenin I(1) ve bağımsız değişkenin I(0) olması nedeniyle analizde ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. En uygun gecikme uzunluğunun belirlendiği ARDL(4,2) modeli ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki sınır testi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, ARDL sınır testi sonucunda hesaplanan F-istatistiğinin kritik alt sınır değerin altında kalması nedeniyle, savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkinin olduğu sonucu tespit edilmiştir.
Türkiye'de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: 2006-2026
(Afro Avrasya Yayınları, 2025) Günal, Başbuğ Alparslan; Akıncı, Adil
In the 21st century, many studies have explained monetary policy rules based on interest rates. The most significant factors that affect the spending decisions of businesses and households are interest rates and inflation. The effectiveness of monetary policy largely depends on how accurately this relationship is understood and managed. The aim of this study is to examine the theoretical foundations of the relationship between inflation and interest rates and to analyze how this relationship is interpreted within different economic schools of thought. The study examines the Fisher effect, the Keynesian approach, and the monetarist view. The interest rates determined by the Central Bank's currency board also affect inflation through the transmission mechanism. The study concludes that the relationship between inflation and interest rates is neither linear nor stable; rather, it varies depending on inflation expectations, economic structure, and the credibility of monetary policy.
Metalik malzemelerde proses parametrelerinin sürtünme katsayısına etkilerinin deneysel ve nümerik yöntemlerle incelenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Güneş, Yahya; Esener, Emre
Sac metal şekillendirme simülasyonlarında analiz sonuçlarının gerçeğe yakınlığı, büyük ölçüde sınır şartlarının doğru tanımlanmasına bağlıdır. Bu parametrelerin en kritiği olan sürtünme katsayısı, endüstriyel uygulamalarda genellikle sabit bir değer (Coulomb sürtünme modeli) olarak kabul edilmektedir. Ancak karmaşık geometrilere ve değişken temas basınçlarına sahip parçalarda bu yaklaşım; geri esneme ve yırtılma tahminlerinde ciddi sapmalara neden olmaktadır.
Bu tez çalışmasında, 0,73 mm kalınlığındaki CR4 kalite sac malzeme kullanılarak; sürtünme katsayısının sabit bir değer olmadığı, aksine yüzey basıncı ve parça geometrisine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği hipotezi test edilmiştir. Çalışmanın deneysel aşamasında, MTS test cihazına entegre edilen özel tasarım bir deney düzeneği vasıtasıyla numuneler; 3 MPa ve 5 MPa olmak üzere iki farklı yüzey basıncına maruz bırakılmıştır. Veri güvenilirliğini sağlamak amacıyla deneyler tekrarlanabilir setler halinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nümerik aşamasında ise Autoform yazılımı kullanılarak deneysel koşullar sanal ortamda modellenmiş; basınç dağılımı ve sürtünme çıktıları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir.
Elde edilen bulgular, formsuz (düz) numune durumunda simülasyon verileri ile deneysel sonuçların yüksek hassasiyetle örtüştüğünü ortaya koymuştur. Buna karşın, farklı formlu kesitlerde yapılan deneylerde simülasyon sonuçlarının deneysel verilerden önemli ölçüde saptığı gözlemlenmiştir. Bu çalışma; basınca ve geometriye bağlı sürtünme katsayısının, güncel Sonlu Elemanlar Analizi (SEA) yazılımları tarafından modellenen ideal durumlar ile gerçek fiziksel çıktılar arasında farklar yarattığını, dolayısıyla daha gelişmiş sürtünme modellerinin kullanımının bir zorunluluk olduğunu kanıtlamaktadır. Çalışmanın sonuçları, doğru sürtünme modellemesinin analiz doğruluğunu artırırken, deneme-yanılma süreçlerini kısalttığını ve üretim maliyetlerini optimize ettiğini göstermektedir.
CR4 çeliği için basınç ve geometrinin sürtünme katsayısına etkilerinin deneysel ve nümerik olarak incelenmesi
(AKAP - International Akademic Platform, 2026) Güneş, Yahya; Esener, Emre
Bu çalışmada 0,73 mm kalınlığındaki CR4 kalite sac malzeme kullanılarak sürtünme katsayısının sabit bir değer olmadığı, aksine yüzey basıncı ve parça geometrisine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği hipotezi test edilmiştir. Çalışmanın deneysel aşamasında MTS test cihazına entegre edilen özel tasarım bir deney düzeneği vasıtası ile numuneler 3 MPa ve 5 MPa olmak üzere iki farklı yüzey basıncına maruz bırakılmıştır. Veri güvenilirliğini sağlamak amacıyla deneyler tekrarlanabilir setler halinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nümerik aşamasında ise Autoform yazılımı kullanılarak deneysel koşullar sanal ortamda modellenmiş, basınç dağılımı ve sürtünme çıktıları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular formsuz (düz) numune durumunda simülasyon verileri ile deneysel sonuçların yüksek hassasiyette örtüştüğünü ortaya koymuştur. Buna karşın farklı formlu kesitlerde yapılan deneylerle simülasyon sonuçlarının deneysel verilerden önemli ölçüde saptığı gözlemlenmiştir. Bu çalışma basınca ve geometriye bağlı sürtünme katsayısının güncel sonlu elemanlar analizi yazılımları tarafından modellenen ideal durumlar ile gerçek fiziksel çıktılar arasında farklar yarattığını, dolayısıyla daha gelişmiş sürtünme modellerinin kullanımının bir zorunluluk olduğunu kanıtlamaktadır. Çalışmanın sonuçları, doğru sürtünme modellemesinin analiz doğruluğunu arttırırken deneme yanılma süreçlerini kısalttığını ve üretim maliyetlerini optimize ettiğini göstermektedir.
Antropojenik jeomorfoloji yaklaşımıyla Keles (Bursa) İlçesi’nin değerlendirilmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Çalışkan, Eda Nur; Karakoca, Ebubekir
Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce oluşan dünyamız, normal bir işleyişle kendini değiştirerek doğal yer şekillerini meydana getiriyordu. Oluşan bu doğal yer şekillerinin yanında başlarda bu etki daha temel ihtiyaç odaklı görülse de özellikle sanayi devrimi sonrası bu etki daha da fazla görülmektedir. Günümüzde insan bu faaliyetini beşerî ve ekonomik nedenlerden dolayı daha da arttırmıştır. İnsanın çevresine yapmış olduğu bu etkileri incelemek amacıyla ‘’Antropo-jeomorfoloji’’ ortaya çıkmıştır.
Bursa ili Marmara Bölgesi’nin güney bölümünde bulunmaktadır. Keles, Bursa’ya bağlı olup merkeze 61 km uzaklıktadır. İnegöl, Domaniç, Tavşanlı ve Orhaneli ile komşu olan ilçenin yüzölçümü 617 km²’dir.
Bu çalışmada, Bursa’nın Keles ilçesinde insan faaliyetlerinin jeomorfolojik süreçler üzerindeki etkileri incelenmekte, bu etkilerin mekânsal dağılışı ve sonuçları değerlendirilmektedir. Ayrıca ortaya çıkan sorunlar belirlenerek sürdürülebilir arazi kullanımı için öneriler sunulmaktadır.
Mevcut çalışmada Bursa Keles ilçesine ait uydu görüntüleri, fotoğraflar ve haritalar kullanılarak elde edilen bulgular arazi gözlemleriyle desteklenmiştir. Sahanın antropojenik etki düzeyini belirlemek için Nir’in geliştirdiği Potansiyel Antropojenik Değişim İndeksi (PAJİ) kullanılmıştır. Bursa ilinde antropojenik etki ‘’Doğrudan Meydana Gelen Değişiklikler’’ ve ‘’Dolaylı Yoldan Meydana Gelen Değişiklikler’’ olarak iki ana başlıkta ele alınmıştır.
İlçede antropojenik etki özellikle taş ocaklarında yoğunlaşmakta; patlatmalı madencilik yamaç dengesini bozarak kütle hareketlerini tetiklemektedir. Hafriyat sahaları ise geniş alanlarda rölyefi değiştirip yapay yükseltiler oluşturmaktadır. Yerleşim ve ulaşım faaliyetleri (yol, köprü, kavşak vb.) kazı ve dolgu çalışmalarıyla yer şekillerini değiştirmektedir. Ayrıca rekreasyon ve tarım amaçlı müdahaleler, özellikle sulama kanalları aracılığıyla doğal akarsu düzenini bozmakta ve topografyada değişimlere yol açmaktadır. Eğimi yüksek alanlarda yapılan tarım ve orman tahribatı ise erozyon riskini artırarak yamaç dengesini olumsuz etkilemektedir.
Sonuç olarak, Keles’te yol yapımı, yerleşim genişlemesi, tarım, taş ocakları ve ormansızlaşma doğal topoğrafyayı olumsuz etkilemektedir. Turizm faaliyetleri ekonomik katkı sağlasa da erozyon ve heyelan riskini artırmakta, çevresel tahribat ile hava ve gürültü kirliliğine neden olmaktadır. Keles’in jeomorfolojik süreçlerinin korunabilmesi ve sürdürülebilir kalkınma sağlanabilmesi için, bu tür faaliyetlerin önceden planlanması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır.




















