Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.
DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.

Güncel Gönderiler
Çocuklarla Görüşme Sürecinde Terapötik İletişim Becerileri: ‘Kırmızı Oda’ Örneği
(Ankara Üniversitesi Yayınevi, 2025) Soyalp, Beyzanur; Karahan Çoban, Gül
Amaç: Çocuklarla görüşmelerde kullanılan temel terapötik iletişim becerileri, çocuklarla çalışan meslek profesyonelleri için mesleki uygulamaların ayrılmaz bir parçasıdır. Bu araştırma, çocuklarla yapılan görüşmelerde kullanılan terapötik iletişim becerilerini konu almakta ve bu becerileri Kırmızı Oda isimli televizyon dizisinde Osman isimli çocuk karakterin yer aldığı sahneler üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, danışmanlık sürecinde başvurulan terapötik iletişim becerilerinin doküman analizi yöntemiyle incelendiği nitel bir çalışmadır. İncelenen Kırmızı Oda dizisi ve bu dizide çocuk karakter Osman ile yapılan görüşmelerin yer aldığı bölümler amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular: Yapılan analizle görüşmelerde başvurulan terapötik iletişim becerileri belirlenmiş ve sahne dakikaları ile aktarılmıştır. Kodlama sürecinde, terapötik beceri kullanılmayan herhangi bir ifadeye rastlanmamış, çalışma grubunda yer alan konuşma metninin tümünün terapötik becerilerden birine karşılık geldiği ve terapötik iletişim becerilerinin her birinin açık biçimde saptanabilecek düzeyde ve netlikte kullanıldığı belirlenmiştir. Görüşmelerde en çok gözlem yapma becerisinin kullanıldığı, bunun yanında içerik yansıtma, asgari düzeyde teşvik, kendini belli etme, sınır yönetimi, duygu yansıtma, koşulsuz olumlu bakış, empati, somutluk ve kendini açma becerilerine başvurulduğu görülmüştür. Sonuç: Araştırma kapsamında çocuk karakter Osman ile yapılan görüşmelerde görüşme sürecinin terapötik iletişim becerileri kullanılarak yapılandırıldığı, görüşmelerde en çok çocuğun sözsüz ifadelerinin doğru anlaşılmasına destek olan ve çocukların ihtiyaçlarının belirlenerek uygun müdahalenin seçilmesinde önemli bir rol oynayan gözlem yapma becerisinin kullanıldığı görülmüştür. Yapılan analizle terapötik iletişim becerilerinin kullanımının somutlaştırıldığı bu araştırmanın ilgili alan yazına katkı sağlaması ve araştırma sonuçlarının çocuklarla çalışacak meslek profesyonellerinin eğitiminde kullanılabilecek örnek bir veri seti sunması umulmaktadır.
Dört halifenin hayatını konu edinen ilkokul dönemi çocuk kitaplarının din eğitimi bakımından incelenmesi
(Eğitim Yayınevi, 2026) Levent, Ebru; Aydeniz, Nurullah
Bu çalışmada, Dört Halife’nin hayatını konu alan ilkokul dönemi çocuk kitapları din eğitimi açısından incelenmiştir. Araştırmada beş çocuk kitabı; biçimsel özellikler, dil ve anlatım, pedagojik uygunluk, dinî içerik ve değerler eğitimi bakımından doküman incelemesi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular, eserlerin genel olarak çocukların dinî ve ahlaki gelişimine katkı sağlayabilecek nitelikte olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte bazı kitaplarda açıklanmayan dinî kavramlar, çocukların gelişim düzeyine uygun olmayan ifadeler ve biçimsel eksiklikler tespit edilmiştir. Çalışmada, dinî ve ahlaki değerlerin çocuklara doğrudan öğüt vermek yerine sahabe hayatlarından somut davranış örnekleriyle aktarılmasının daha uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
NACL İLE AKTİVASYONU YAPILMIŞ Eriobotrya japonica (YENİDÜNYA) BİYOKÜTLESİNDEN ELDE EDİLEN AKTİF KARBON KULLANILARAK TEKSTİL ATIK SULARINDAN REAKTİF TURUNCU 16 BOYARMADDESİNİN GİDERİM KOŞULLARININ ARAŞTIRILMASI
(Liberty Publishing House, 2026) Keskin Karakuş, Yaren Emine; Pat, Zerrin
Sanayileşme ve hızlı nüfus artışı ile birlikte su kaynaklarının kirlenmesi önemli çevresel sorunlardan biri haline gelmiştir. Özellikle tekstil endüstrisi kaynaklı atık sular, içerdiği sentetik boyarmaddeler nedeniyle çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturmaktadır. Bu çalışmada, NaCl ile kimyasal aktivasyonu gerçekleştirilmiş yenidünya (Eriobotrya japonica) biyokütlesinden elde edilen aktif karbon kullanılarak, sulu çözeltilerden Reaktif Turuncu-16 boyarmaddesinin giderimi araştırılmıştır. Hazırlanan aktif karbon adsorbent olarak kullanılmış ve adsorpsiyon prosesinde pH, sıcaklık, temas süresi, adsorbent miktarı, başlangıç boyarmadde konsantrasyonu gibi parametrelerin boyarmadde giderimi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Deneysel çalışmalar sonucunda en yüksek giderim verimi; pH 1,00, 25 °C sıcaklık, 25 dakika temas süresi ve 0,12 g adsorbent miktarında elde edilmiştir. Ayrıca adsorpsiyona ait deneysel veriler kullanılarak bazı kinetik (yalancı birinci derece, yalancı ikinci derece ve partikül içi difüzyon) ve izoterm (Langmuır, Freundlıch, Temkin, D-R) modellerine uyumlulukları test edilmiştir ve elde edilen adsorbanların fiziksel ve kimyasal yapılarını yorumlamak amacıyla SEMEDX, Zeta potansiyel, IR ve BET analizleri yapılmıştır. Hazırlanan adsorbent belirlenen optimum koşullarda sentetik olarak hazırlanan atık su örneğinde de test edilmiştir. Adsorbentin sentetik atık sudaki yüzde giderim değeri %98,20 olarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, NaCl ile aktive edilmiş yenidünya biyokütlesinden üretilen aktif karbonun tekstil atık sularındaki reaktif turuncu 16 boyarmaddesinin gideriminde etkili, ekonomik ve çevre dostu bir adsorbent olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
Nokta direnç kaynak yöntemiyle farklı parametrelerde birleştirilen SCGA590 çeliğinin mikroyapı ve sertlik özelliklerinin incelenmesi
(Çankırı Karatekin Üniversitesi, 2025) Doğan, Zülfinaz Melike; Elitaş, Muhammed
Bu çalışmada SCGA590 kalite otomotiv çeliği, diğer kaynak parametreleri sabit tutularak üç farklı akım (8 kA, 10 kA ve 12 kA) ve iki farklı zaman değerlerinde (100 ms ve 200 ms) nokta direnç kaynak yöntemiyle birleştirilmiştir. Farklı parametrelerde elde edilen numunelerin mikroyapısı detaylı olarak incelenmiş ve mikro sertlik deneyleri yapılmıştır. Kaynak işleminde meydana gelen yüksek sıcaklık ve sonrasında gerçekleşen hızlı soğuma mikroyapıda bölgesel değişimlere sebep olmuştur. Bu doğrultuda kaynaklı birleşimde esas metal, ısının tesiri altındaki bölge ve kaynak metali olmak üzere 3 farklı bölge tespit edilmiştir. Mikroyapı sebebiyle sertlik değerleri esas metalden kaynak metaline doğru artış göstermiştir. En yüksek sertlik değerine (621 HV), 10 kA kaynak akımı 200 ms kaynak süresi parametrelerinde elde edilen numunede ulaşılmıştır.
Mozambik'te dini senkretizm ve changa inancının siyon kilisesi'ndeki yansımaları
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Demir Yeter, Gülfidan; Baş, Mustafa
Bu çalışma, Mozambik’teki Siyon Kilisesinin uygulamaları ile Changana halkının geleneksel inançları arasındaki dinî senkretizmi analiz ederek, kültürel kimliğin inşası, korunması ve dönüşümünde merkezî bir unsur olarak konumlandırmaktadır. Afrika gelenekleri ile sömürge dönemi sırasında ve sonrasında tanıtılan Hıristiyan ifadelerindeki tarihsel bir arada varoluşla işaretlenen derin dinî çeşitlilik bağlamında yer alan bu eser, Mozambik dindarlığının durağan değil; dinamik, melez ve topluluklar tarafından sürekli yeniden müzakere edilen bir anlayışa sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmayı yönlendiren problem; geleneksel Changana inançları ile Siyon Kilisesinin uygulamaları arasındaki dinî senkretizmin, Mozambik’te kültürel kimliğin inşasını ve korunmasını nasıl etkilediğini anlamaktır. Bu soru, özellikle Afrika kökenli Hıristiyan kiliselerinin genişlemesine rağmen ataların uygulamalarının canlı kaldığı, yeniden yorumlanıp yeni dinî alanlara entegre edildiği gözleminden doğmaktadır. Bu durum ise süreklilik, kopma, uyum ve olası sembolik gerilimler üzerine tartışmalar doğurur. Çalışmanın genel amacı, bu inançlar ve uygulamalar arasındaki dinî senkretizmi analiz etmek ve geleneklerin Changana kültürel kimliğinin oluşumundaki rollerini vurgulamaktır. Çalışmada geleneksel Changana inançlarının ve Siyon Kilisesinin uygulamalarının ana unsurlarını belirlemek, her ikisi arasındaki etkileşim, uyum ve teslimleşme süreçlerini tanımlamak, topluluk değerlerinin ve kültürel değerlerin korunmasında senkretizmin etkisini değerlendirmek, senkretik uygulamalarda çatışmaların veya dirençlerin varlığını araştırmak da amaçlamaktadır. Elde edilen sonuçlar, geleneksel Changana inançlarının kökenlere, topluluk ritüellerine, doğaya tapınmaya ve bilginin sözlü aktarılmasına derin kök saldığını; bu inançların sosyal ve ahlaki organizasyonun temel sütunları olarak işlev gördüğünü göstermektedir. Öte yandan Siyon Kilisesi, özünde Hıristiyan olsa da, özellikle şifa uygulamaları, kehanet, müzik ve ritüel sembolizm gibi Afrika kültürel unsurları ile kültürel ara buluculuk için ayrıcalıklı bir alan hâline gelmektedir. Çalışma, dinî senkretizmin kimlik kaybı anlamına gelmediğini ancak birleştirici uyum ve kültürel dayanıklılık mekanizması oluşturduğunu göstermektedir. Senkretik uygulamalar; topluluk değerlerini pekiştirir, sosyal uyumu destekler ve Changana dili, sözlü ve kültürel sembollerin sürekliliğini sağlar. Geleneksel Changana inançları ile Siyon Kilisesi arasındaki senkretizmin kültürel kimliğin yapılandırılan bir süreci olduğu sonucuna varılır. Bu süreç; toplulukların geleneği ve modernliği ifade etmesine, sembolik mirası korumasına ve Mozambik’teki çağdaş sosyal, kültürel ve manevi zorluklara net bir şekilde yanıt vermesine olanak tanır.




















