Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Lignoselülozik ve Algal Biyokütlenin Katalitik Pirolizinden Elde Edilen Ürünlerin İncelenmesi
(Livre de Lion, 2026) Yaman Çamlı, Elif; Gündüz Meriç, Gamze; Alagöz, Ali
ıllık küresel CO2 emisyonlarının yüzyılın sonuna kadar ve 2050 gibi erken bir tarihte net sıfır veya net negatif olması talep edilmektedir (Tokimatsu vd., 2017). İklim değişikliğinin hafifletilmesine daha geniş bir perspektiften bakıldığında, küresel sıcaklık artışının boyutu, kümülatif CO2 emisyonlarıyla doğru orantılıdır; buna göre, özellikle atmosfere fosil yakıt salınması gibi insan kaynaklı faaliyetlerden kaynaklanan herhangi bir ek CO2 2   Mühendİslik Bİlİmlerİnde Araştırma, Metodoloj İ ve Yenilİk miktarı, gelecekteki ısınma miktarlarını artıracaktır (Lee vd., 2017; Lin vd., 2018). Bu nedenlerden dolayı, net sıfır emisyona ulaşmak, enerji politikaları ve küresel emisyon politikaları için açık ve mutlak bir hedeftir (DeAngelo vd., 2021; Messina vd., 2022). Bu hedefe ulaşmada hayati önem taşıyan unsurlar; enerji sistemlerinde acil ve kapsamlı bir devrim niteliğinde olan dönüşüm prosesleriyle birlikte, kömür, petrol ve doğal gaz gibi geleneksel enerji kaynaklarının kullanımındaki önemli düşüş, kaynak yönetimi ve dönüşüm verimliliğinde önemli iyileştirmeler ve karbon yönetimidir (Sachs vd., 2016; Ryu vd., 2020). Şimdiye kadar, karbon yakalama ve depolama ile biyoenerji (BECCS) (GarcíaFreites vd., 2021; Yuan vd., 2021) ve ormancılık, net sıfır emisyon hedefleri için iki önde gelen yaklaşım olmuştur (Kemper, 2015). BECCS, piroliz veya biyokütle eş-yakımı gibi biyokütle enerjisi dönüşüm süreçleri sırasında CO2 ’nin tutulmasını içeren bir teknolojidir (Lee vd., 2022). Sistem, CO2 yakalama işlemi sırasında oluşan atık ısıyı yoğuşmuş suyu ısıtmak için kullanarak sıfır karbon emisyonuna ulaşır ve sürdürülebilir ve çevre dostu bir çözüm sunar (Xue vd., 2022). Karbon yakalama teknolojisi olmasa bile, biyoenerji net sıfır emisyonda hala önemli bir rol oynamaktadır (Aniza vd., 2022; Chen vd., 2023). Biyokütle pirolizi, biyo-yağ, biyokömür ve biyo-sentez gazı üretmek için endüstriyel kömürle çalışan kazanlara ve fosil yakıt kaynaklarına bir alternatiftir (Yang vd., 2016; Cha vd., 2016).
Öğe
Kırsal kalkınma desteklemelerinin Bilecik ilindeki durumu
(İKSAD, 2025) İbrik, Erdal; Gülümser, Erdem
Ülkemizde tarım işletmelerin genel anlamda küçük aile işletmeleri şeklinde olması ve bu işletmelerin tarımsal risklerle baş etmede zorluk yaşamaları, üreticilerin gelir dağılımında eşitsizlikleri ortaya çıkarmış ve bu da tarımın desteklenmesini zorunlu hale getirmiştir. Gelişmiş ya da gelişmekte olan birçok ülkede tarım sektörü yıllardır desteklenmektedir. Bu desteklerin çeşidi ve miktarı yıllara göre değişiklik göstermekte olup, tarım kesimindeki gelir dağılımını düzenlemeyi ve bu kesimin refah düzeyini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda kırsal kalkınma projeleri, tarımla uğraşan kesime yönelik en önemli politikalardan biri olmuştur. Bilecik ilinin son verilere göre nüfusu 228.673 kişi olup, bu nüfusun sadece %15’i kırsalda ikamet etmektedir. Bilecik ili 8 adet ilçeye ve 243 adet köye sahiptir. İlin toplam tarım alanı 125.000 ha iken, ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) sistemine kayıtlı çiftçi sayısı 9.000 kişi, HBS (Hayvancılık Bilgi Sistemi) kayıtlı işletme sayısı 4.900 dür. Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında yapılan projeler ile çiftçilere son 20 yılda toplam 1.851 adet projeye 198 milyon TL hibe desteği verilmiştir. Kırsalda yaşayan gençlere teşvik kapsamsında bitkisel ve hayvansal üretim amaçlı projeler ile 385 kişiye istihdam sağlanmıştır. Kırsal kalkınma projelerinin amacı tarımda makineleşmenin artırılarak işgücü maliyetini düşürmek, entansif yetiştiricilikle daha kontrollü bir üretim sağlamak ve yapılan ges projeleriyle yenilenebilir enerji üreterek dışa bağlı enerji ihtiyacını azaltmaktır. Kırsal kalkınma projelerinin diğer bir amacı da eğitim, sağlık ve sosyal alanlar da yatırımlar yaparak köyden kente göçün önüne geçmektir. Bilecik ili de kırsal da çok fazla göç veren iller arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda kırsala olan yatırımlar önem taşımaktadır. Bu derleme ile Bilecik ilinde yapılan tarımsal desteklerin kırsal kalkınma üzerindeki etkilerinin ortaya konması amaçlanmaktadır.
Öğe
SWAGE-3D: Spectral Wasserstein Attention Generative Ensemble, A Comparative Analysis on the ShapeNet Dataset
(Tech Science Press, 2026) Serin, Zafer; Karakuzu, Cihan; Yüzgeç, Uğur
Bu çalışma, voksel tabanlı temsiller kullanarak tek görüşlü 3B nesne rekonstrüksiyonu için geliştirilmiş bir 3D-VAE-GAN çerçevesi olan SWAGE-3D’yi (Spectral Wasserstein Attention Generative Ensemble) önermektedir. Önerilen model, yapısal tutarlılığı ve eğitim istikrarını artırmak için RGB-D kodlamasını, hibrit Lipschitz düzenlemesi ile Wasserstein karşıt öğrenmesini ve öz-dikkat ile güçlendirilmiş bir üreticiyi bir araya getirir. Varyasyonel gizil modellemeyi stabilize edilmiş Wasserstein optimizasyonu ile birleştiren bu çerçeve, mod çökmesi, kararsız yakınsama ve yetersiz küresel tutarlılık dahil olmak üzere 3D üretken modellemede sık karşılaşılan zorlukları ele almayı amaçlamaktadır. Kodlayıcı, derinlik duyarlı bir özellik çıkarma stratejisi kullanırken, ayırt edici ise Wasserstein amacının sağlam bir şekilde yaklaştırılmasını sağlamak için hibrit spektral normalizasyon ve gradyan ceza mekanizmasından yararlanır. Ek olarak, yeniden yapılandırma güvenilirliğini artırmak için çıkarım aşamasında bir topluluk stratejisi uygulanır. Önerilen yaklaşım, ShapeNet veri seti üzerinde 13 nesne kategorisi boyunca Intersection over Union (IoU) metriği kullanılarak değerlendirilmiştir. Deney sonuçları, temel 3D-VAE-GAN modeline göre %16,7’lik bir iyileşme ve en gelişmiş voksel tabanlı yeniden yapılandırma yöntemlerine karşı rekabetçi bir performans sergilemektedir. Bu bulgular, derinlik ipuçları, stabilize edilmiş Wasserstein eğitimi ve dikkat mekanizmalarının sinerjik entegrasyonunun, tek görünümlü 3D yeniden yapılandırma performansını önemli ölçüde artırdığını doğrulamaktadır.
Öğe
Dengesiz cilt lezyonu veri setlerinde GAN tabanlı veri artırımı ile derin öğrenme sınıflandırma performansının iyileştirilmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Özdemir, Serkan; Ceyhan, Salim
Bu çalışmada, dengesiz cilt lezyonu veri setlerinin derin öğrenme modelleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Özellikle nadir fakat klinik açıdan kritik öneme sahip malign lezyonların doğru şekilde tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, veri setindeki sınıf dengesizliği problemini gidermek amacıyla Derin Evrişimli Üretici Karşıt Ağlar (DCGAN) ve klasik veri artırma tekniklerini bir arada kullanan hibrit bir veri dengeleme yaklaşımı uygulanmıştır. Çalışmada HAM10000 veri setindeki dermatolojik görüntüler; dermatofibroma, vasküler lezyonlar ve diğer yaygın sınıfları içerecek şekilde düzenlenmiş ve hem orijinal dengesiz veri seti hem de yalnızca eğitim kümesine sentetik verilerin eklendiği dengelenmiş veri seti üzerinde analiz edilmiştir. Söz konusu veriler derin öğrenme tabanlı sınıflandırma modelleri kullanılarak işlenmiş ve DenseNet121, ResNet50, VGG16, EfficientNetB0 ve ConvNeXt mimarileri ile karşılaştırmalı deneyler gerçekleştirilmiştir. Model eğitim sürecinde veri sızıntısını önlemek amacıyla sentetik veriler yalnızca eğitim setine dahil edilmiş, test seti ise gerçek verilerden oluşturulmuştur. Modellerin performansı doğruluk, Macro-Kesinlik, Macro-Duyarlılık ve Macro-F1 skoru metrikleriyle analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, dengesiz veri seti ile eğitilen modellerin yüksek doğruluk değerlerine ulaşmasına rağmen "Doğruluk Paradoksu" nedeniyle azınlık sınıflarını tespit etmekte yetersiz kaldığını göstermiştir. Önerilen hibrit dengeleme yöntemi ile eğitilen modellerde ise, klinik açıdan kritik azınlık sınıflarına ait duyarlılık (recall) değerlerinde belirgin iyileşmeler elde edilmiş; özellikle melanom sınıfında yanlış negatiflerin (kaçırılan malign vakaların) sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Bu duyarlılık kazanımı, kesinlik ve genel doğrulukta sınırlı bir düşüşle birlikte geldiğinden, Macro-F1 skorundaki değişim modelden modele farklılık göstermiştir. Ayrıca, sınıf bazında elde edilen iyileşmelerin, üretilen sentetik görüntülerin kalitesiyle (FID skorlarıyla) doğrudan ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada önerilen GAN destekli hibrit veri artırma yaklaşımı, dengesiz veri setleri ile çalışan derin öğrenme modellerinde nadir ve klinik açıdan kritik lezyonların tespit duyarlılığını artırarak yanlış negatifleri azaltmış ve böylece klinik karar destek sistemlerinin güvenilirliğine anlamlı bir katkı sağlamıştır. Gelecekte yapılacak çalışmalarda, daha yüksek kaliteli sentetik görüntü üreten gelişmiş üretici modellerin ve sınıf dengesizliğine duyarlı kayıp fonksiyonlarının kullanılması, model performansını daha da artırabilir.
Öğe
Yenilenebilir enerji uygulamalarında kullanılmak üzere hibrit malzeme geliştirilmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Gündüz Meriç, Gamze; Alagöz, Ali; Yaman Çamlı, Elif
Bu çalışmada, yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımına katkı sağlamak ve biyokütleden kaliteli biyoyağ üretimini geliştirmek amacıyla, lignoselülozik biyokütle olarak Göknar ağacı talaşı ve algal biyokütle olarak Chlorella tozu türü kullanılarak katalitik piroliz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Piroliz sürecinde ürün dağılımını iyileştirmek, biyoyağın enerji potansiyelini artırmak ve yakıt özelliklerini geliştirmek amacıyla CeO2/H-FER sol-jel ve H-FER@CeO2 çekirdek-kabuk (core-shell) yöntemleriyle sentezlenen farklı oranlarda (kütlece %1, 3, 5) Ni yüklü hibrit katalizörler kullanılmıştır. Hibrit katalizörlerin özelliklerinin belirlenmesinde SEM, SEM-EDX, Çok noktalı BET, XRD, FT-IR ve TEM analizlerinden faydalanılmıştır. Farklı katalizör yapıları ve Ni yükleme oranlarının piroliz ürünleri üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmiş; özellikle hidrokarbon oluşumu, oksijenli ve azotlu bileşiklerin dönüşümü ile yakıt kalitesini belirleyen bileşenlerin değişimi değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, geliştirilen katalizör sistemlerinin biyokütle kaynaklı yenilenebilir yakıt üretiminde kullanılabilirliği ortaya konulmuş ve sürdürülebilir enerji teknolojilerine katkı sağlayabilecek yeni katalitik yaklaşımlar geliştirilmiştir. Sonuç olarak, katalizörlerin yapısal özelliklerinin belirlenebilmesi amacıyla temel karakterizasyon teknikleri kullanılmış ve sonuçların birbiriyle uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Katalizör sentez yönteminin ve Ni yükleme oranının göknar ağacı talaşı ve Chlorella tozu piroliz ürünlerinin seçiciliğini belirleyen temel parametreler olduğu görülmüştür. Özellikle %5 Ni H-FER@CeO2 katalizörü, hidrokarbon bakımından zengin ve oksijenli/azotlu bileşikler bakımından daha düşük içerikli ürün dağılımı sağlayarak en yüksek yakıt potansiyelini ortaya koymuştur.