Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Investigation of the Relationship Between Water Quality and Hydrological Drought in Selected River Basins of Türkiye
(2026) Alkan, Çayan; Dikmen, Rümeysa
This study investigates the relationship between hydrological drought and agricultural irrigation water quality in selected river basins of Türkiye. Long-term streamflow and water quality data from eight stations in the Meriç, Sakarya, Yeşilırmak, Susurluk, and Gediz basins were analyzed. Irrigation water quality was assessed using the Sodium Adsorption Ratio (SAR), sodium percentage (Na%), and the Canadian Water Quality Index (CCME-WQI), while hydrological drought was represented by the Streamflow Drought Index (SDI). Normality tests showed that SDI and Na% were normally distributed at six stations, and SAR at five stations, whereas CCME-WQI did not meet normality at five stations. Correlation and Mann-Whitney U test results indicated no significant relationships between SDI and water quality indices at most stations (p > 0.05), while significant localized correlations were identified at specific monitoring points (p = 0.03). However, significant differences were found between SDI and CCME-WQI at two stations in the Yeşilırmak Basin (p < 0.05). Overall, the results show that hydrological drought exhibits a highly complex and basin-specific character in its effects on irrigation water quality. Trend analysis using the Seasonal Mann-Kendall (SMK) test and Sen's slope method reveals significant temporal variations in the Yeşilırmak Basin. Particularly at the Sütlüce station, the decreasing trend in CCME-WQI continues, according to the records observed in the SDI. This suggests the possibility of adverse deterioration in water conditions due to increased surface variations during rainy periods from a hydrological perspective. Ultimately, this strongly points to innovative, multi-indexed strategies in water resource assessments and long-term trend products
Öğe
Türkiye’deki bazı akarsu havzalarında su kalitesi ve kuraklık ilişkilerinin belirlenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Dikmen, Rümeysa; Alkan, Çayan
Bu çalışmada, Türkiye'nin Meriç, Sakarya, Yeşilırmak, Susurluk ve Gediz havzalarında hidrolojik kuraklık ile sulama suyu kalitesi arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, söz konusu havzalarda yer alan sekiz istasyona ait uzun dönemli akım ve su kalitesi verileri analiz edilmiştir. Sulama suyu kalitesi, Sodyum Adsorpsiyon Oranı (SAR), Sodyum Yüzdesi (%Na) ve Kanada Su Kalitesi İndeksi (CCME WQI) kullanılarak değerlendirilmiş, hidrolojik kuraklık ise Akım Kuraklık İndeksi (SDI) ile temsil edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde Shapiro–Wilk normallik testi, Pearson ve Spearman korelasyon analizleri, Mann–Whitney U testi, Mevsimsel Mann–Kendall (SMK) trend analizi ve Sen Eğim (Sen's Slope) yöntemi uygulanmıştır. Normallik testi sonuçlarına göre SDI ve %Na değerleri altı, SAR değerleri ise beş istasyonda normal dağılım gösterirken, CCME WQI beş istasyonda normal dağılım varsayımını sağlamamıştır. Korelasyon analizleri ve Mann– Whitney U testi sonuçları, istasyonların büyük bölümünde SDI ile su kalitesi indeksleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadığını (p>0,05), buna karşın belirli istasyonlarda yerel ölçekte anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir (p=0,03). Ayrıca, Yeşilırmak Havzası'ndaki Durucasu ve Sütlüce istasyonlarında SDI ile CCME WQI arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir (p<0,05). Trend analizleri, özellikle Yeşilırmak Havzası'nda zamansal değişimlerin belirgin olduğunu ortaya koymuş, Sütlüce istasyonunda CCME WQI değerlerinde azalma eğilimi belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hidrolojik kuraklığın sulama suyu kalitesi üzerindeki etkilerinin karmaşık ve havzaya özgü olduğunu, bu ilişkilerin tek bir gösterge ile açıklanamayacağını ortaya koymuştur. Sonuç olarak, hidrolojik kuraklık ile sulama suyu kalitesi arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesinde çoklu su kalite indeksleri ile farklı istatistiksel analiz yöntemlerinin birlikte kullanılmasının daha kapsamlı ve güvenilir değerlendirmeler sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Öğe
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Hakka Sığındık adlı romanının söz varlığı açısından incelenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Deniz, Eşref; Karaca, Oktay Selim
Bu çalışma Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Hakka Sığındık adlı romanının söz varlığı ile sınırlı tutulmuştur. Çalışma; ön söz, giriş, değerlendirme ve sonuç bölümleri hariç iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde söz varlığının tanımı, kapsamı, toplumsal açıdan önemi; çalışmanın amacı, yöntemi ve tez hakkında açıklamalara yer verilmiştir. Birinci bölüm, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın hayatı, edebi kişiliği, eserleri ve Hakka Sığındık adlı romanın özetinden oluşmaktadır. İkinci bölümde ise eserin söz varlığı ögelerinin tanımı yapılarak söz varlığı ögeleri hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. Eserden alınan cümlelerdeki söz varlığı ögeleri kategorilere ayrılmış, alfabetik olarak sıralanmış ve sayfa numaraları ile birlikte listelenmiştir. Sonuç ve değerlendirme bölümünde ise, çalışmada ortaya konulan veriler analiz edilerek nitel ve nicel birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca eserin söz varlığına yönelik değerlendirmelerde bulunulmuştur. Son olarak kaynakça bölümüne yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Söz Varlığı, Hüseyin Rahmi, Hakka Sığındık, Deyimler, Atasözleri.
Öğe
Çevresel endişe ile öznel normun yeşil satın alma niyeti ilişkisinde üretken yapay zekânın aracı rolü
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Günay, Halil İbrahim; Harmandaroğlu, Seyda Fatih
Çalışmanın amacı, çevresel endişe ve öznel normun yeşil satın alma niyeti üzerindeki etkisinde üretken yapay zekâ kullanımının aracı rolünü incelemektir. Araştırma, Değer İnanç Norm Teorisi ile Planlı Davranış Teorisi'nin bütünleştirildiği bir kavramsal çerçeveye dayanmaktadır. Araştırma verileri, Bilecik ilinde ikamet eden ve ürün veya marka araştırması sürecinde üretken yapay zekâ araçlarından yararlanmış tüketicilerden kolayda örnekleme yöntemiyle çevrimiçi anket aracılığıyla toplanmıştır. Toplam 418 geçerli anketten elde edilen veriler, DFA ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, çevresel endişenin bilişsel farkındalık boyutunun hem yeşil satın alma niyetini hem de üretken yapay zekâ kullanımını anlamlı ve pozitif yönde etkilediğini, buna karşılık duygusal tepki boyutunun bu değişkenler üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığını göstermiştir. Öznel normun yeşil satın alma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu, ancak üretken yapay zekâ kullanımı üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Ayrıca üretken yapay zekâ kullanımının yeşil satın alma niyetini anlamlı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Aracılık analizleri sonucunda, üretken yapay zekâ kullanımının bilişsel farkındalık ile yeşil satın alma niyeti arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolü üstlendiği; duygusal tepki ve öznel norm ile yeşil satın alma niyeti arasındaki ilişkilerde ise anlamlı bir dolaylı etkinin bulunmadığı belirlenmiştir. Araştırma bulguları, çevresel endişenin farklı boyutlarının yeşil satın alma niyeti ve üretken yapay zekâ kullanımıyla aynı biçimde ilişkili olmadığını ortaya koymaktadır. Üretken yapay zekâ kullanımının özellikle bilişsel farkındalık ile yeşil satın alma niyeti arasındaki ilişkide aracı bir rol üstlenmesi, tüketicilerin çevresel konulara ilişkin bilgi arama ve değerlendirme süreçlerinde bu araçlardan yararlanabileceğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda çalışma, çevresel endişenin boyutlarının ayrı ayrı ele alınmasına ve üretken yapay zekâ kullanımının yeşil tüketim bağlamındaki rolünün incelenmesine katkı sağlamaktadır. Bulgular ayrıca, yeşil pazarlama iletişiminde bilgi ve farkındalık odaklı içeriklerin yanı sıra yapay zekâ destekli bilgilendirme araçlarının tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendirilmesine yönelik çıkarımlar sunmaktadır.
Öğe
Afet okuryazarlığı ve hazırbulunuşluk ilişkisinde risk algısı ile psikolojik hazırlığın aracılık rolü: Hemşireler üzerine bir model
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Örmeci, Asiye Elif; Coşkun, Sabahat
Bu araştırma, hemşirelerde afet okuryazarlığı ile afetlere hazırbulunuşluk arasındaki ilişkiyi açıklamada afet risk algısı ve afet tehdidine yönelik psikolojik hazırlığın aracı rolünü incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırma kesitsel ve ilişkisel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 234 hemşire katılmıştır. Veriler; sosyodemografik ve mesleki bilgi formu, Afet Okuryazarlığı Ölçeği, Afet Risk Algısı Ölçeği, Afet Tehdidi için Psikolojik Hazırlık Ölçeği ve Afetlere Hazırbulunuşluk Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi, hiyerarşik regresyon analizi kullanılmış; paralel ve seri aracılık modelleri Hayes’in PROCESS makrosu ile test edilmiştir. Hemşirelerin afet okuryazarlığı toplam indeks puan ortalaması 33.97±8.04 olup, katılımcıların sınırlı afet okuryazarlığı düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Afet risk algısı toplam puan ortalaması 83.44±11.87, afet tehdidine yönelik psikolojik hazırlık toplam puan ortalaması 66.59±11.77 ve afetlere hazırbulunuşluk toplam puan ortalaması 34.53±7.00 olarak bulunmuştur. Afet okuryazarlığı ile afet risk algısı (r=0.384; p<0.001), psikolojik hazırlık (r=0.638; p<0.001) ve afetlere hazırbulunuşluk (r=0.431; p<0.001) arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizinde afet risk algısı ve psikolojik hazırlığın modele eklenmesiyle açıklanan varyans %34.8’e ulaşmış; nihai modelde afet risk algısı (β=0.221; p=0.002) ve psikolojik hazırlık (β=0.342; p<0.001) afetlere hazırbulunuşluğu anlamlı biçimde yordamıştır. Paralel çoklu aracılık analizinde toplam dolaylı etkinin anlamlı olduğu belirlenmiş (B=0.268; %95 GA [0.179, 0.372]); psikolojik hazırlık aracılığıyla gerçekleşen dolaylı etkinin (B=0.188; %95 GA [0.111, 0.283]), afet risk algısı aracılığıyla gerçekleşen dolaylı etkiden (B=0.080; %95 GA [0.029, 0.136]) daha güçlü olduğu saptanmıştır. Seri aracılık analizinde afet okuryazarlığının afet risk algısı ve ardından psikolojik hazırlık üzerinden afetlere hazırbulunuşlukla dolaylı ilişkisi anlamlı bulunmuştur (B = 0.016; %95 GA [0.002, 0.033]). Araştırma bulguları, hemşirelerde afetlere hazırbulunuşluğun yalnızca afet okuryazarlığı ile açıklanamayacağını; afet risk algısı ve özellikle afet tehdidine yönelik psikolojik hazırlığın bu ilişkide önemli aracı değişkenler olduğunu göstermektedir. Psikolojik hazırlığın daha güçlü aracı rol göstermesi, hemşirelere yönelik afet eğitimlerinde bilgi aktarımının yanı sıra risk değerlendirme, stres yönetimi, belirsizlik altında karar verme, ekip koordinasyonu ve psikolojik ilk yardım becerilerine yer verilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.