ERKEN ORTAÇAĞLARDA ÜBÜLLE LİMAN KENTİNİN İRANKÖRFEZİ AÇISINDAN ÖNEMİ
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Übülle kentinin varlığı M.Ö IV. yüzyıla kadar uzanmaktadır. İskender istilası döneminde Yunanlıların büyük bir önem verdikleri bu liman kenti, Uzakdoğu ile Ön Asya'nın irtibatını sağlaması açısından taşıdığı önemi sonraki dönemlerde de devam ettirmiştir. Partlar döneminde ticari ehemmiyeti gittikçe artan bu liman kenti en parlak dönemine Sâsânîler'in kuruluşundan sonra ulaşmıştır. İslam fetihleri sırasında da önemli bir yere sahip olan bu liman kenti, Müslümanlar tarafından fethedildikten sonra şehrin sahip olduğu zenginlik hayretle karşılanmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v) de bu şehre yönelik hadisleriyle Müslümanların dikkatini çekmiştir. Bundan dolayı Müslümanlar şehrin fethinden sonra, bu şehirdeki ticari faaliyetlerin yanında tarımsal faaliyetlerin gelişmesi için önemli çalışmalar yapmışlardır. İslam sonrası dönemde Basra şehrinin kurulması ile beraber ticari üstünlüğünü Basra'ya kaptıran Übülle kenti, ticari varlığını Abbasiler dönemine kadar kervansarayları ile nehir kıyısında mamur bir yer olarak zikredilen ve güzelliğinden hayretle bahsedilen Übülle şehri, hicrî beşinci yani miladi on birinci asırdan sonra eski ticarî önemini kaybetti. Übülle'yi on dördüncü yüzyılda ziyaret eden İbni Batuta \"Übülle şehri önceden Fars ve Hind tüccarlarının yöneldiği büyük bir ticaret şehri iken, şuanda harap olmuş saray ve benzeri yapıların delalet ettiği bir köy olmuştur\" demektedir. Neticede Hind Okyanusu'ndan İran Körfezi'ne gelen ticaret gemilerinin, körfez üzerindeki en son durağı olan Übülle liman kenti, hicrî yedinci asırdan sonra tamamen terk edilmiş ve böylece tarih sahnesinden çekilmek zorunda kalmıştır












