Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Kaynak kısıtlı gömülü sistemler için yapay zeka destekli iç ortam hava kalitesi analizi ve güvenli yazılım güncelleme mimarisi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Turhan, Mustafa; Üçgün, Hakan
Bu çalışmada, kapalı alan hava kalitesinin (IAQ) çok boyutlu öznitelik uzayında anlık olarak izlenmesi ve analiz edilmesi ile kaynak kısıtlı gömülü sistemlerin kablosuz ağ üzerinden (OTA) güvenli, parçalı ve hata toleranslı biçimde güncellenebilmesi amacıyla Edge AI destekli bir sistem mimarisi geliştirilmiştir. Geleneksel iç ortam hava kalitesi izleme yaklaşımlarında kullanılan statik eşik tabanlı değerlendirmelerin ve ham verilerin işlenmesinde bulut bağlantısına duyulan bağımlılığın; ağ bağlantısının kesilmesi, iletişim maliyetleri ve verilerin uzak sunuculara aktarılması gibi çeşitli kısıtlar oluşturabildiği değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, kaynakları sınırlı mikrodenetleyicilerde monolitik firmware güncellemeleri, güncelleme paketinin cihaz belleğinde geçici olarak tutulmasını gerektirebildiğinden bellek kullanımı ve güncelleme sırasında oluşabilecek bağlantı veya güç kesintileri açısından ek riskler oluşturabilmektedir. Çalışma kapsamında SVM, Rastgele Orman (RF), Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP), 1D-CNN, LSTM ve GRU tabanlı makine öğrenmesi ve derin öğrenme modelleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Modellerin performansları doğruluk, F1-skoru, bellek kullanımı ve çıkarım gecikmesi gibi ölçütler üzerinden incelenmiş ve Raspberry Pi Pico W platformunun kaynak kısıtları dikkate alınmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda çalışma durumu sınıflandırması için MLP, anomali tespiti için ise GRU modeli nihai modeller olarak belirlenmiştir. Her iki model TinyML uyumlu gösterime dönüştürülerek Raspberry Pi Pico W üzerinde yerel çıkarım gerçekleştirecek şekilde uç cihaza aktarılmıştır. Diğer modeller ise karşılaştırmalı performans değerlendirmesi amacıyla kullanılmıştır. Önerilen OTA güncelleme mekanizması, model ve firmware bileşenlerinin kaynak kısıtlı uç cihaza parçalı olarak aktarılmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Güncelleme dosyası sunucudan chunk tabanlı olarak alınmakta ve alınan parçalar doğrudan Flash belleğe yazılmaktadır. Dosyanın tamamı oluşturulduktan sonra bütün dosya üzerinde SHA-256 tabanlı bütünlük doğrulaması gerçekleştirilmekte; doğrulamanın başarılı olması durumunda AES-CBC ile şifrelenmiş içerik çözülerek hedef alana yazılmaktadır. Güncelleme sırasında paket bütünlüğünün doğrulanamaması, eksik veya hatalı veri alınması ya da donanımsal bir kesinti meydana gelmesi durumunda sistem güncelleme işlemini tamamlamadan Güvenli Mod (Mod 1)'a geri dönmektedir. Gerçekleştirilen hata senaryosu testlerinde, güncelleme işleminin başarısız olduğu durumlarda cihazın temel çalışma moduna geri dönebildiği gözlenmiştir. Sistem; sıcaklık, nem, TVOC, eCO2 ve ışık şiddeti (LUX) gibi çevresel parametreleri yerel olarak işleyerek çalışma durumu sınıflandırması ve anomali tespiti gerçekleştirmektedir. Böylece veri işleme ve yapay zekâ çıkarımının uç cihaz üzerinde gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir. Deneysel sonuçlar, seçilen MLP ve GRU modellerinin Raspberry Pi Pico W üzerinde yerel çıkarım için uygulanabilir olduğunu; önerilen OTA mekanizmasının ise gerçekleştirilen hata senaryoları altında güncelleme başarısızlıklarının ardından cihazın temel çalışma moduna geri dönmesini sağladığını göstermiştir.
Öğe
Bakara Suresi 249. Ayeti bağlamında Tâlût-Câlût kıssası ve azın çoğa galibiyeti ilkesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Öztürk, Seyfettin; Bedir, Lokman
Allah’ın (cc) bir kavme peygamber göndermesi, hiç şüphesiz o kavmin doğru yolu bulması içindir. Dolayısıyla Allah (cc) yarattığı tüm mahlûkatasünnetullah bağlamında dinî ve dünyevî işleyişlerini düzenlemelerinde yardımcı olmuştur. Allah (cc) Kur’an kıssalarında geçmişte yaşamış toplulukların başından geçen olayları ilahi bir mesaja uygun bir formda aktarmıştır. Kur’an-ı Kerim’de aktarılan bu kıssalarda hem inananlara hem de inkârcılara çeşitli mesajlar verilmiştir. Bu mesajların temelinde ise Allah’a (cc) inananların her daim muzaffer olacağı, öldüklerinde bile bunun bir kayıp değil şehit olarak kazanılan en yüce makam olduğunun ortaya konulmasıdır. Ayrıca inkârcıların karşı çıktıkları hakikatlerin önünde engel olamayacaklarını göstermiştir. Bu kapsamda Bakara Sûresinin 246-252. ayetlerinde bahsedilen Tâlût kıssası bağlamında “Azın Çoğa Galip Gelmesi” ilkesi özelinde Mü’minlerin yaptıkları savaşlar ele alınmıştır. Çalışma neticesinde İslam tarihinde Bedir, Uhud, Hendek, Mute, Huneyn, Yermük, Kadisiye, başta olmak üzere kâfirlere karşı verilen mücadelelerde sünnetullah kaidelerine bağlı uygun hareket edildiğinde sayısal üstünlüğün, savaş teçhizatının hiçbir öneminin olmadığı açıkça görülmüştür. Bunun yansımalarını son birkaç yüzyılda Müslümanların özellikle Çanakkale’de, günümüzde ise Filistin halkının verdiği mücadelede görmek mümkündür. Bu çalışma ile “azın çoğa galip gelmesi” ilkesi kapsamında Tâlût kıssası özelinde verilen mesajların ve belirlenen sünnetullah ilkeleri üzerine literatür katkısı sağlayacaktır.
Öğe
Günümüz Siirt âlimlerinden Şeyh Muhammed Nuri Özcan’ın Arapça şiir divanının biçim ve içerik açısından incelenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Korkmaz, Enes; Arslan, Adnan
Bu çalışma, Şeyh Muhammed Nuri’nin şiirlerinde yer alan edebî sanatları, tasavvufî unsurları ve dil özelliklerini inceleyerek şairin edebî şahsiyetini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada Arapça, Kürtçe Türkçe ve Farsça şiirlerden oluşan divanı, Keşkül adlı eseri ve müstakil manzumeleri değerlendirilmiştir. Çalışmanın kapsamını Siirt ve çevresindeki medrese geleneği, şairin yetiştiği ilmî çevre, tasavvufî kültür ve aile etkisi oluşturmaktadır. Coğrafî sınırlar büyük oranda Siirt, Pervari ve Van bölgeleri ile sınırlanmış; zaman bakımından ise 1934 yılından günümüze kadar olan dönem esas alınmıştır. Tezin birinci bölümünde Siirt özelinde ilmî hayat, medrese geleneği ve klasik sıra kitapları ele alınmış; yöredeki eğitim sistemi, müderrislik yapısı ve medrese kültürü, Tasavvufi düşünce ve Nakşibendi tarikatı kısa bir şekilde tanıtılmıştır. İkinci bölümde Şeyh Muhammed Nuri’nin hayatı, aile ortamı, tasavvufî kimliği, etkilendiği şahsiyetler ve şiir yazımını şekillendiren unsurlar, şiirlerin tematik ve nazım yönleriyle değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise şairin şiirlerinde yer alan meânî, beyân ve bedî’ ilimleri çerçevesindeki söz sanatları örneklerle incelenmiş; icaz, itnab, kinaye, mecâz-ı aklî, mecâz-ı mürsel, teşbih, tıbak vb. sanatların şiirlerdeki kullanım biçimleri ayrıntılı olarak ortaya konmuştur. Araştırmanın sonucunda, Şeyh Muhammed Nuri’nin şiirlerinin klasik belagat geleneğini güçlü bir şekilde yansıttığı, tasavvufî derinliğe sahip olduğu ve çok dilli edebî birikimi sayesinde geniş bir ifade zenginliği oluşturduğu tespit edilmiştir. Şiirlerinde hem medrese kültürünün hem Nakşibendî geleneğinin hem de aileden gelen şairlik mirasının belirleyici bir etkisi bulunduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Belâgat, İlim, Medrese, Şeyh Muhammed Nuri, Tasavvuf.
Öğe
Abbâsî şairi Mütenebbî’nin divanında mübâlağa estetiği
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Kaya, Esma; Arslan, Adnan
Bu çalışma, Arap edebiyatının önemli edebî sanatlarından biri olan mübâlağanın Mütenebbî Divanı’ndaki kullanımını, estetik, retorik ve psikolojik boyutlarıyla incelemektedir. Mübâlağa; duygu, düşünce ve niteliklerin abartılı biçimde ifade edilmesi olarak tanımlanmakta ve Arap edebiyatı tarihinde tartışmalara konu olmaktadır. Araştırmada Mütenebbî Divanı temel kaynak olarak alınmış, çalışma nitel araştırma yöntemine dayalı olarak doküman incelemesi tekniğiyle yürütülmüştür. Veriler betimleyici ve analiz edici bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, mübâlağa sanatının Mütenebbî’nin şiirinde özellikle kendini ve memdûhunu yüceltme ile savaş sahnelerinin tasvirinde yoğunlaştığı; buna karşılık hiciv, doğa ve zaman tasvirlerinde daha sınırlı kullanıldığı tespit edilmiştir. Mütenebbî’nin mübâlağayı yalnızca hayal gücüne dayalı bir anlatım unsuru olarak değil, aynı zamanda rasyonel temellere dayandırarak kullandığı ve bu sayede estetik etkiyi güçlendiren çok katmanlı bir söylem oluşturduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda mübâlağanın şairin şiirinde yalnızca süsleyici bir unsur olmayıp anlamı derinleştiren ve etkileyiciliği artıran işlevsel bir retorik araç olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, mübâlağa sanatının Mütenebbî Divanı’ndaki kullanımını bütüncül bir bakışla ele alarak, söz konusu sanatın estetik, psikolojik ve retorik işlevler taşıdığını göstermektedir.
Öğe
Figurative Expression in Muslim Ibn al‑Walīd’s Al-Qaṣīdah Al-Lāmiyyah
(Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi, 2026) Arslan, Adnan; Kahraman, Eren; Korkmaz, Enes; Kaya, Esma
Bu çalışma, Müslim b. Velîd’in (d. 208/823) olgunluk dönemine ait Lâmiyye Kasidesini figüratif anlatım bağlamında incelemeyi hedeflemektedir. Figüratif anlatım, şiirde söze doğrudan değil dolaylı biçimde anlam kazandıran, kelimeleri kendi sözlük anlamlarının ötesine taşıyan bir ifade biçimidir. Bu bağlamda teşbih, istiâre, mecaz ve kinaye gibi sanatlar, şairin hayal gücünü ortaya koymasının yanı sıra okuyucuda estetik bir etki uyandıran temel unsurlar olarak ele alınmaktadır. Müslim b. Velîd, Lâmiyye’sinde özellikle kılıç, savaş, tabiat ve aşk gibi temaları zengin hayal örgüleriyle işlemiş; soyut duyguları somut varlıklarla, maddi unsurları ise soyut kavramlarla kaynaştırarak çok katmanlı bir şiir dili kurmuştur. Çalışmanın önemi, söz konusu kasidenin yalnızca tarihî bağlamda değil, aynı zamanda figüratif dilin imkânlarını en geniş şekilde kullanan bir metin olarak klasik Arap şiirindeki estetik dönüşümü göstermesidir. Araştırmada metin analizi yöntemi uygulanmış; beyitler tek tek incelenerek benzetmelerin türleri, istiârelerin işlevleri ve mecazların anlam inşasına katkıları ortaya konulmuştur. Bulgular, Müslim b. Velîd’in Lâmiyye’sinde hayallerin sadece süs unsuru olarak değil, aynı zamanda duyguların yoğunlaştırıldığı, düşüncenin somutlaştığı ve estetik etkinin güçlendirildiği bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu yönüyle kaside, şairin sanatsal olgunluğunu yansıtan ve Arap şiirinde figüratif dilin yaratıcı kullanımına güçlü bir örnek teşkil eden metinlerden biridir.