Bakara süresinin 84. ve 85. ayetleri bağlamında küfrün ameli boyutu

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İKSAD Publishing House

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Küfür; sözlükte, örtmek, gizlemek ve nankörlük etmek anlamlarına gelir. Allah (cc.) tarafından insanlar en temelde inanç bakımından Mü’min ve Kâfir olarak ikiye ayrıldığı göz önüne alınırsa küfür kelimesinin ne kadar önemli olduğu anlaşılır. K-f-r kökünden türeyen kelimeler Kur’an da toplam da 525 kere geçmektedir. Kur’an-ı Kerimde daha çok imanın zıddı olarak inkâr anlamında kullanılır. Bakara süresinin 84. ve 85. ayetlerine baktığımızda bildiğimiz anlamda yani inkâr anlamında bir küfür söz konusu değildir. Buradaki durum, kitaba aykırı bir tutum hakkındadır. Buna rağmen Allah (cc.) “Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” diyerek yapılan davranışı küfür olarak nitelemektedir. Fakat İslam inancında ameli terk etmek ya da büyük günah işlemek insanı iman dairesinin dışına çıkarmaz. Allah (cc.)’ın mezkûr ayetle bildirdiği ile İslam inancının prensibi arasında, birbirine tezat gibi duran bu iki duruma baktığımızda; küfür kavramının îtikâdi boyutunun yanında ameli boyutu olduğunu da fark ederiz. Birçok farklılığın yanında küfür kelimesinin inanç ve amel boyutunda ki en temel fark; inanç boyutunda küfür kişiyi iman dairesinin dışına çıkarırken, amel boyutunda küfür kişiyi iman dairesinin içinde tutar. İnanç boyutunda küfür, “kâfir” olarak adlandırılmaya sebep olurken, ameli boyutta küfür “fâsık” olarak adlandırılmanın sebebidir. Küfrün ameli boyutunu anlamak için kelimenin sözlük anlamında olan "örtmek, gizlemek” anlamının göz önünde bulundurulması gerekir.

In the dictionary, kufr means to cover, conceal and be ungrateful. Considering that Allah (swt.) divides people into two as believers and disbelievers in terms of belief, it is understood how important the word kufr is. The words derived from the root K-f-r are mentioned 525 times in the Qur'an. In the Holy Qur'an, it is mostly used in the sense of denial as the opposite of faith. When we look at the 84th and 85th verses of al-Baqarah, there is no disbelief in the sense we know, that is, in the sense of denial. The situation here is about an attitude contrary to the book. Despite this, Allah (swt.) describes the behaviour as disbelief by saying ‘Or do you believe in part of the book and disbelieve in part of it?’. However, in the Islamic faith, abandoning the deed or committing a major sin does not take a person out of the circle of faith. When we look at these two situations, which seem to be contradictory to each other between what Allah (swt.) declares with the aforementioned verse and the principle of Islamic belief, we realise that the concept of kufr has an operational dimension as well as its theological dimension. In addition to many differences, the most fundamental difference in the belief and practice dimensions of the word kufr isthat while kufr in the belief dimension takes the person out of the circle of faith, kufr in the practice dimension keeps the person within the circle of faith. In the dimension of belief, disbelief is the reason for being called a disbeliever, while in the practical dimension, disbelief is the reason for being called a faasiq. In order to understand the practical dimension of kufr, the dictionary meaning of the word ‘to cover, to conceal ’should be taken into consideration.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İlahiyat, Tefsir, Bakara Süresi, Küfür, Amel, Theology, Tafsir, Surat al-Baqarah, Kufr, Action

Kaynak

VIII. International Halich Congress on Multidisciplinary Scientific Research

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Ber, Ahmet. (2024). Bakara süresinin 84. ve 85. ayetleri bağlamında küfrün ameli boyutu. International Halıch Congress. (1), 138-142.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren