Ebü’t-Tayyib Muhammed b. Ahmed b. İshâk b. Yahyâ el-Veşşâ’ el-A‘râbî, Kitâbü’l-Müveşşâ (eẓ-Ẓarf ve’ẓ-ẓurefâʾ), Tah. Kemâl Mustafâ, Mektebetu’l-Hâncî, 1953, 294 s.

dc.contributor.authorArslan, Adnan
dc.date.accessioned2025-05-20T18:32:44Z
dc.date.issued2020
dc.departmentBilecik Şeyh Edebali Üniversitesi
dc.description.abstractİlk vaz edildiği mana itibariyle “Değer/Valere”, iktisadi anlamda maddi bir kıymeti ifade ediyorken, modern yaşam tarzıyla beraber gelen manevi yozlaşmanın ağır faturası tüm dünya uluslarına ağır gelmeye başlayınca kavram, zaman içinde “etik”le beraber anılmaya başlamıştır. Değer denilen şeyin sadece daha konforlu bir yaşam imkânı sunacağı düşünülen “maddi varlık”tan ibaret olmadığını, hemen hemen tüm toplumlarda yaygınlık kazanan “değerler eğitimi”nden anlayabiliyoruz. Maddeye değer katan ruhun, mana ve maneviyat olduğunu kavramaya yönelik küresel teşebbüslerin hatırı sayılır manada yaygınlık kazanması hakikaten de sevindirici bir gelişmedir Mevlana Celaleddîn-i Rûmî’ye, (ö. 672/1273) “İnsan ile hayvan arasında fark edeptir.” özdeyişini söyleten acaba hangi hayvanın hangi davranışıydı? Bilmiyoruz; belki de buldukları kemik parçasını tek başına götürmek için birbirlerine hırlayan köpek sürüsünün bencillik akan sahnesidir bu sözü söyleten. Veyahut uluorta çiftleşmeye çalışan edepsiz kedileri görmüştür. Sözün neden söylendiğini bilmiyorsak da insanım diyen hiçbir şuur sahibinin inkâr edemeyeceği bir hakikattir ki: Edep olmadan insanca bir hayat mümkün değil.
dc.description.abstractMevlâna Celaleddîn-i Rûmî’ye, (ö. 672/1273) “İnsan ile hayvan arasındafark edeptir.” özdeyişini söyleten acaba hangi hayvanın hangi davranışıydı?Bilmiyoruz; belki de buldukları kemik parçasını tek başına götürmek içinbirbirlerine hırlayan köpek sürüsünün bencillik akan sahnesidir bu sözü söyleten.Veyahut uluorta çiftleşmeye çalışan edepsiz kedileri görmüştür. Sözün nedensöylendiğini bilmiyorsak da insanım diyen hiçbir şuur sahibinin inkâr edemeyeceğibir hakikattir ki: Edep olmadan insanca bir hayat mümkün değil.İlk vaz edildiği mana itibariyle “Değer/Valere”, iktisadi anlamda maddi birkıymeti ifade ediyorken, modern yaşam tarzıyla beraber gelen manevi yozlaşmanınağır faturası tüm dünya uluslarına ağır gelmeye başlayınca kavram, zaman içinde“etik”le beraber anılmaya başlamıştır. Değer denilen şeyin sadece daha konforlu biryaşam imkânı sunacağı düşünülen “maddi varlık”tan ibaret olmadığını, hemenhemen tüm toplumlarda yaygınlık kazanan “değerler eğitimi”nden anlayabiliyoruz.Maddeye değer katan ruhun, mana ve maneviyat olduğunu kavramaya yönelikküresel teşebbüslerin hatırı sayılır manada yaygınlık kazanması hakikaten desevindirici bir gelişmedir
dc.identifier.endpage226
dc.identifier.issn2146-7900
dc.identifier.issue18
dc.identifier.startpage221
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11552/4509
dc.identifier.volume9
dc.institutionauthorArslan, Adnan
dc.language.isotr
dc.publisherGumushane University
dc.relation.ispartofThe Journal of Gumushane University Faculty of Divinity
dc.relation.publicationcategoryDiğer
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20250518
dc.subjectveşşa
dc.subjectKitâbü’l-Müveşşâ
dc.subjectKitap Tanıtımı
dc.titleEbü’t-Tayyib Muhammed b. Ahmed b. İshâk b. Yahyâ el-Veşşâ’ el-A‘râbî, Kitâbü’l-Müveşşâ (eẓ-Ẓarf ve’ẓ-ẓurefâʾ), Tah. Kemâl Mustafâ, Mektebetu’l-Hâncî, 1953, 294 s.
dc.title.alternativeEbü’t-Tayyib Muhammed b. Ahmed b. İshâk b. Yahyâ el-Veşşâ’ el-A‘râbî, Kitâbü’l-Müveşşâ (eẓ-Ẓarf ve’ẓ-ẓurefâʾ), thk. Kemâl Mustafâ, Mektebetu’l-Hâncî
dc.typeBook Review

Dosyalar