Osmanlı Öncesi Dönemde Tokat, Amasya, Kastamonu ve Çorum ġehirleri
| dc.contributor.author | Bakır, Abdulhalik | |
| dc.contributor.author | Gökşen, Ali | |
| dc.date.accessioned | 2025-05-20T18:28:38Z | |
| dc.date.issued | 2019 | |
| dc.department | Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi | |
| dc.description.abstract | Our information about the Anatolian Turkish cities begin to increase as a result of some recent researches. However, this information is not enough for us the Turks who have a glorious history and civilization. Heretofore there is no systematic research about the physical development of Turkish cities and parallel to this development, also about the historical and social structures of these cities has been done. Anatolia is one of the oldest among the countries with an early settlements which we obtained some historical and archaeological data. In today‘s cities of Anatolia, the dates of the first settlements dated to B. C. 1000 and more before B. C. It is possible to take the history of the several Anatolian cities to the Hellenistic era. Indeed, after Alexander the Great of Macedonia and through the Roman sovereignty, it is seen that Anatolia had made progress towards urbanization in a large extent. But at the end of the Byzantine domination it is not possible to say the same particularly for Eastern and Central Anatolia. The ―theme‖ system‘s accordance to fortified positions, to strongholds‘ lives rather than to cities and reducing the political influence of Istanbul were probably caused that result. The entrance of the Turks into Western Asia has a crucial place for Muslims as well as for Christians in the world history. However studies on this subject that have not been examined deeply begins more recent. Danishmends and the other Turkmen principalities developed and also built the Anatolian cities and regions than they could ever seen. Big cities may not have been established by the Turks in Anatolia, but they had either built new ones on their old settlements or had greatly contributed to their progresses. To see this, looking at the course of the principalities of Danishment, | |
| dc.description.abstract | Anadolu Türk şehirleri hakkında bilgilerimiz son dönemlerde yapılan bazı araştırmalar sonucunda artmaya başlamıştır. Ancak bu bilgiler şanlı bir tarih ve medeniyete sahip olan biz Türkler için yeterli değildir. Türk şehirlerinin fiziki gelişimi ve bu gelişime paralel olarak tarihsel ve toplumsal yapıları hakkında şimdiye kadar sistematik bir araştırma yapılmamıştır. Hakkında tarihi ve arkeolojik verilere ulaştığımız erken yerleşmelere sahip ülkeler arasında, Anadolu en eskilerden biridir. Anadolu’nun bugünkü şehirleri içinde, ilk yerleşme tarihleri İsa’dan önce 1000 yıl ve daha öteye gidenler bulunmaktadır. Birçok Anadolu şehrinin tarihini Helenistik devre kadar götürmek mümkündür. Gerçekten de Makedonyalı Büyük İskender’den sonra ve Roma hâkimiyeti sırasında, Anadolu’nun geniş ölçüde şehirleşme yönünde ilerleme kaydettiği görülür. Ancak Bizans hâkimiyetinin sonlarında, özellikle doğu ve iç Anadolu’da aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Herhalde “tema” sisteminin, şehirlerden çok müstahkem mevkilerin, kalelerin yaşamına elverişli olması, İstanbul’un politik nüfuzunun zayıflaması, bu sonucu doğurmuştu. Türklerin batı Asya’ya girişi, dünya tarihinde, Müslümanlar için olduğu kadar Hıristiyanlar içinde çok önemli bir yer tutar. Ancak, derinliğine bir inceleme yapılmamış olan bu konu üzerinde çalışmalara yeni yeni başlanmaktadır. Danışmentliler ve diğer Türkmen beylikleri Anadolu şehir ve bölgelerini hiç göremeyecekleri kadar geliştirmişler ve inşa etmişlerdir. Anadolu’da Türkler tarafından büyük şehirler kurulmamış olabilir; ancak Türkler Anadolu coğrafyasında ya eski yerleşim yerleri üzerine yeni şehirler kurmuşlar ya da anılan şehirlerin gelişimine büyük katkıda bulunmuşlardır. Bunu görmek için Danışment, Selçuklu ve Anadolu Beylikleri dönemlerine bakmak yeterlidir. Bunun en canlı şahitleri ise konu başlığımızı oluşturan Tokat, Kastamonu, Çorum ve Amasya şehirlerinde kurulan dinsel, sosyal ve kültürel müesseselerdir. Türklerle birlikte gelişmeye başlayan bu dört şehrimiz her yönüyle birer Türk şehri olup, fakat hiç biri Türkler tarafından kurulmamıştır. | |
| dc.identifier.endpage | 112 | |
| dc.identifier.issn | 2618-6543 | |
| dc.identifier.issue | 1 | |
| dc.identifier.startpage | 52 | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11552/4366 | |
| dc.identifier.volume | 3 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | Bilecik Seyh Edebali Üniversitesi | |
| dc.relation.ispartof | Oğuz-Türkmen Araştırmaları Dergisi | |
| dc.relation.publicationcategory | Makale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.snmz | KA_DergiPark_20250518 | |
| dc.subject | Türkler | |
| dc.subject | Anadolu | |
| dc.subject | Tokat | |
| dc.subject | Kastamonu | |
| dc.subject | Çorum | |
| dc.subject | Amasya | |
| dc.title | Osmanlı Öncesi Dönemde Tokat, Amasya, Kastamonu ve Çorum ġehirleri | |
| dc.type | Research Article |












