THE RUSSIAN AND CHINESE PETROPOLITICS IN THE CENTRAL ASIA

dc.contributor.authorCankurtaran, Burcu Sunar
dc.contributor.authorCankara, Yavuz
dc.date.accessioned2025-05-20T18:40:37Z
dc.date.issued2014
dc.departmentBilecik Şeyh Edebali Üniversitesi
dc.description.abstractOrta Asyanın en önemli iki ülkesi Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler tarihsel süreçte iniş ve çıkışlar göstermiştir. Aynı ideolojik tutum ve benzer politik yapıya sahip oldukları için Soğuk Savaş döneminde birlikte hareket ederek Batı kampına karşı daha güçlü olabilecek iken, bunun yerine benimsedikleri Sosyalizmin nüans farklılıklarını ön plana çıkartarak birbirlerine soğuk davranan Çin ve Rusya, aslında o dönemde de liderlik yarışı içerisinde yer almaktaydı. İki ülkenin bu tavrı aralarındaki sorunları ötelemek istemelerinde somut bir şekilde gözlemlenmektedir. Rusya Gorbaçov ile yeniden yapılanmaya gidince, Çin ile ilişkilerde yumuşama dönemi başlamıştır. 2000lere gelindiğinde ise iki ülkenin benzer atılımlar yapmakta oldukları görülmektedir. Uyuyan dev Çin, 2000ler itibariyle ekonomik açıdan önemli bir sıçrayış yaşamaya başlarken, Vladimir Putinin başkanlığında Rusya da önceliğini yeniden büyük bir güç olmaya adamıştır. Putin döneminde Rusya, sahip olduğu enerji rezervleri sayesinde petrolün varil başına fiyatı yükseldikçe önemli bir ekonomik kazanç elde etmiştir. Bu durum orta büyüklükteki bu iki aktörün, gerek bir büyük güç olan ABDye karşı bir siyaset belirlemede, gerekse de ülkelerinin enerji politikalarını tayin etmede birbirlerini dikkate almalarına yol açmıştır. Her ne kadar aynı coğrafyada birbirlerine rakip olsalar ve benzer hedefler gütseler de, ABDyi ulusal güvenliklerine bir tehdit olarak gören bu iki ülke önce kendi aralarındaki ihtilafları çözümlemiş, daha sonra da Şangay İşbirliği Örgütü çerçevesinde karşılıklı işbirliğini arttırma yolunu seçmiştir. Her iki ülke de diğerinin gelişimine ihtiyatla yaklaşsa da, ABDnin 11 Eylül sonrası Orta Asyada askeri üsler açması ve bölgede kalıcı olması tehlikesi iki ülkeyi birlikte hareket etmeye zorlamıştır. Rusya ve Çin Orta Asyada belirgin bir şekilde güçlerini arttırmaya çabalarken, ABDli stratejistler ve politik bilimciler onların bu iddialı duruşlarını analiz etmeye çalışmıştır. ABD tarafından 2000lerin ikinci yarısından itibaren hazırlanan raporlarda hem Çinin, hem de Rusyanın bu hızlı yükselişlerinin bir noktada duracağı ve daha fazla yükselemeyeceği öne sürülmüştür. Bu nedenle uluslararası sistemdeki tüm aktörler, bu üç taraf arasında tek bir coğrafyada yaşanan gelişmeleri ihtiyatla izlemeye başlamıştır. Bir başka doğulu güç olan Japonya, Orta Asyadan güvenliğine yönelik tehdit algılamaktadır. Japonyanın 1990lardan beri ABD ile yakın temaslarının bir diğer sebebi de budur. Çin ve Rusyanın Orta Asyada ittifak kurmaları bölgede yer alan diğer aktörler açısından da önemlidir. Başta Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan olmak üzere bölgede varlıkları yadsınmaması gereken devletler bir büyük gücün hâkimiyetinde olmaktan ziyade, kendilerine nefes alabilecekleri bir alan yaratmak istemektedir. Dolayısıyla bu devletler Rusya, Çin ya da ABDden birisini seçmek yerine bu devletlerarasındaki çekişmeden yararlanarak kendi başarı öykülerini yaratmak istemektedirler. Sonuçta Orta Asya sahip olduğu enerji kaynakları ile aslında tüm dünyanın ihtiyacı olan enerjiyi temin etmektedir. Fosil kaynakların kıtlığı ve insan ihtiyaçlarının sonsuzluğu göz önünde bulundurulduğunda, Çin ve Rusyanın stratejik hamlelerinin neden bu kadar dikkat çektiği ve yakından izlenildiği daha anlamlı olmaktadır. İnsanlar için hayati önemde olan rezervleri kimin kontrol ettiği, dolayısıyla boru hatları vanalarının kimin elinde olduğu mühim bir husustur. Bu durum söz konusu ülkelere sadece ekonomik kazanç sağlamamakta, aynı zamanda siyasal açıdan sistemde söz sahibi olmalarına yol açmaktadır. Bölgede yer alan ve yarattıkları güç nedeniyle nispeten küçük büyüklükte sayılan devletler kaynaklarını, kendilerini geliştirmede bir araç olarak görmektedirler. Rusya ise Orta Asyadan batıya iletilen petrol ve doğalgaz hatlarını kontrol ederek hem Avrupa ülkelerine, hem de dolaylı olarak ABDye meydan okuyabilmektedir. Aynı şekilde Çin, sahip olduğu insan gücüne, ekonomik güç de ekleyince Orta Asyaya girmeye çalışan ABDye kendisinin göz önünde bulundurulması gereken bir aktör olduğunu hatırlatabilmektedir. Bu tablo Çin, Rusya ve ABD arasında yaşanan enerji çekişmesinin nedenlerini sergilemektedir. Şangay İşbirliği Örgütü sayesinde uluslararası sorunlarda ortak bir tutum ve davranış benimseyebilir hale gelen bu iki önemli güç, aynı zamanda BM Güvenlik Konseyinin de iki daimi üyesi oldukları için ABD açısından korku yaratmaktadır. ABD, gittikçe güçlenmeye başlayan bu iki devletin kontrol altında tutulmazlar ve sürekli beraber hareket ederlerse, sistemi kendi lehlerine kilitleyebilecekleri kaygısı yaşamaktadır. Ancak Rusya ve Çinin sistemde kalıcı bir birlikteliği uzun süre korumalarını beklemek çok da gerçekçi olmamaktadır. Zira iki devlet temel sorunlarda attıkları adımlarla barış tesis etmişlerse de, her ikisi de istediklerini elde ettiklerine inandıkları zaman yegâne aktör olma iddiasına bürünebilecektir, tıpkı Soğuk Savaş zamanında beraber hareket edememeleri gibi Dolayısıyla bu birlikteliklerinin ne zamana kadar süreceği aslında başta ABD olmak üzere bölge devletlerinin akıllarını meşgul eden en önemli sorudur. Son yıllarda ne ABD, ne Rusya, ne de Çin Orta Asyaya ilişkin beklentilerini gerçekleştirebilmiş değildir. Bu nedenle Orta Asyada üç önemli güç arasındaki ilişkiler daha uzun süre petropolitik üzerinden şekillenecek gibi gözükmektedir.
dc.identifier.endpage132
dc.identifier.issn2146-5886
dc.identifier.issn2147-172X
dc.identifier.issue14
dc.identifier.startpage118
dc.identifier.trdizinid187068
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/187068
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11552/6133
dc.identifier.volume5
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofIIB International Refereed Academic Social Sciences Journal
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20250518
dc.subjectMühendislik
dc.subjectPetrol
dc.subjectAsya Çalışmaları
dc.subjectİktisat
dc.subjectUluslararası İlişkiler
dc.titleTHE RUSSIAN AND CHINESE PETROPOLITICS IN THE CENTRAL ASIA
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
Makale.pdf
Boyut:
483.05 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format