İmalat sanayisinde çalışanların güvenlik kültürü, güvenlik iklimi, liderlik ve iş kazası riskine ilişkin algı ve deneyimlerinin incelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İş sağlığı ve güvenliği, imalat sanayi sektöründe yalnızca teknik önlemler ve yasal düzenlemelerle sınırlandırılamayacak; örgütsel değerler, yönetsel uygulamalar ve çalışanların güvenliğe ilişkin algılarıyla birlikte ele alınması gereken çok boyutlu bir olgudur. Bu araştırmanın amacı, imalat sanayisinin farklı alt sektörlerinde güvenlik kültürü, güvenlik iklimi ve liderlik davranışlarına ilişkin değerlendirmeler ile iş kazası riski algısının katılımcı deneyimleri üzerinden incelenmesidir. Bu doğrultuda çalışma, güvenliğin örgüt içinde nasıl anlamlandırıldığını, güvenli davranışların hangi koşullarda benimsendiğini veya ihmal edilebildiğini ve yönetsel tutumların güvenliğe ilişkin değerlendirmelerde nasıl yer aldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde betimsel ve keşfedici bir tasarımla yürütülmüştür. Çalışma grubunun oluşturulmasında maksimum çeşitlilik örneklemesi benimsenmiş ve imalat sanayinin farklı üretim alanlarında ve farklı hiyerarşik düzeylerde görev yapan toplam 20 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar farklı üretim alanlarında görev yapan yönetici, mühendis, iş güvenliği uzmanı, insan kaynakları çalışanı, ekip lideri, formen ve operasyonel çalışanlardan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA programı kullanılarak içerik analiziyle çözümlenmiş; katılımcı anlatılarından hareketle kodlar ve tematik yapılar belirlenmiştir. Araştırma bulguları, güvenlik kültürü ve güvenlik iklimine ilişkin anlatıların güvenlik kültürünün yapısal boyutu, güvenlik iklimine ilişkin algılar ile güvenli davranışların benimsenmesi ve ihmal koşulları olmak üzere üç alt tema etrafında toplandığını göstermektedir. Katılımcı anlatılarında risk değerlendirmeleri, eğitimler, saha denetimleri, mevzuata uyum ve bildirim mekanizmaları güvenlik yapısının öne çıkan unsurları olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte zaman baskısı, iş yoğunluğu, üretim temposu, rutinleşme, yorgunluk ve dikkatsizlik gibi koşulların güvenlik kurallarının esnetilmesi veya ihmal edilmesiyle birlikte dile getirildiği görülmüştür. Liderlik davranışlarına ilişkin bulgular güvenliğe öncelik veren yönetim yaklaşımı, rol model ve görünür liderlik, orta kademe liderliğin rolü ile destekleyici ve geliştirici liderlik olmak üzere dört alt tema altında toplanmıştır. Katılımcı anlatılarında yöneticilerin güvenliği önceliklendirmesi, güvenlik kurallarına uyması, sahada görünür olması ve çalışanlara geri bildirim ve rehberlik sağlaması öne çıkmıştır. Özellikle orta kademe yöneticilerin güvenlik politikalarının günlük çalışma uygulamalarına aktarılmasındaki rolü katılımcı anlatılarında dikkat çekmiştir. ii İş kazası riski algısına ilişkin bulgular ise riskin yönetilebilirliği, pozisyona göre risk algısı farklılığı, güvenlik uygulamaları ile risk algısı arasındaki bağlantı ve liderlik davranışları ile risk algısı arasındaki bağlantı olmak üzere dört alt tema çerçevesinde şekillenmiştir. Katılımcılar imalat sanayisinin farklı alt sektörlerinde riskin tamamen ortadan kaldırılamayacağını, ancak çeşitli önleyici ve kontrol edici uygulamalar aracılığıyla yönetilebilir bir durum olarak değerlendirilebileceğini ifade etmişlerdir. Görev ve maruziyet düzeyi, fiziksel tehlikelere maruz kalma, eğitim ve denetim uygulamaları, üretim baskısı ve yöneticilerin güvenliğe yaklaşımı riskin değerlendirilmesiyle birlikte ele alınan unsurlar olarak öne çıkmıştır. Bulgular genel olarak, güvenliğin yalnızca prosedür ve teknik önlemlerden oluşmadığını; örgütsel güvenlik yapısı, çalışanların güvenlik iklimine ilişkin değerlendirmeleri ve yöneticilerin günlük liderlik pratiklerinin katılımcı deneyimlerinde birlikte anlam kazandığını göstermektedir.
Occupational health and safety in the manufacturing industry is a multidimensional phenomenon that cannot be limited solely to technical measures and legal regulations; it must be addressed in conjunction with organizational values, managerial practices, and employees' perceptions regarding safety. The aim of this research is to examine—through participant experiences—assessments of safety culture, safety climate, and leadership behaviors, as well as the perception of workplace accident risk across various sub-sectors of the manufacturing industry. Accordingly, the study seeks to reveal how safety is conceptualized within the organization, the conditions under which safe behaviors are adopted or neglected, and the role of managerial attitudes in safety-related assessments. The research was conducted using a descriptive and exploratory design within a qualitative research framework. Maximum variation sampling was employed to form the study group, and semi-structured interviews were conducted with a total of 20 participants working in different production areas and at various hierarchical levels within the manufacturing industry. The participants comprised managers, engineers, occupational safety specialists, human resources personnel, team leaders, foremen, and operational staff. Data obtained from the interviews were analyzed using content analysis via the MAXQDA software; codes and thematic structures were identified based on participant narratives. The research findings indicate that narratives regarding safety culture and safety climate cluster around three sub-themes: the structural dimension of safety culture, perceptions of safety climate, and the conditions surrounding the adoption or neglect of safe behaviors. Risk assessments, training programs, field inspections, regulatory compliance, and reporting mechanisms were identified as prominent elements of the safety structure in the participants' narratives. Furthermore, it was observed that conditions such as time pressure, heavy workload, production pace, routinization, fatigue, and inattention were cited alongside the bending or neglect of safety rules. Findings regarding leadership behaviors were categorized under four sub-themes: a management approach prioritizing safety, role modeling and visible leadership, the role of middle management, and supportive and developmental leadership. Participant narratives highlighted the importance of managers prioritizing safety, adhering to safety rules, maintaining visibility on the shop floor, and providing feedback and guidance to employees. The role of middle managers in translating safety policies into daily work practices was particularly noted in the participants' accounts. iv Findings concerning the perception of workplace accident risk were shaped around four sub themes: the manageability of risk, variations in risk perception based on position, the link between safety practices and risk perception, and the link between leadership behaviors and risk perception. Participants stated that while risk cannot be entirely eliminated in the various sub-sectors of the manufacturing industry, it can be managed through various preventive and control measures. Factors such as job duties and exposure levels, exposure to physical hazards, training and supervision practices, production pressure, and the managerial approach to safety emerged as key elements in the assessment of risk. Overall, the findings demonstrate that safety is not merely a matter of procedures and technical measures; rather, the organizational safety structure, employees' assessments of the safety climate, and managers' daily leadership practices all converge to shape the participants' experiences.












