Kurumsal uygulamalarda DevOps kültürünün benimsenmesi ve altyapı otomasyonu süreçlerinin iyileştirilmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışması, dijital dönüşümün hız kazandığı günümüz yazılım ekosisteminde, geleneksel yazılım geliştirme ve dağıtım yaklaşımlarının yetersizliklerini ele alarak, kurumsal ölçekte modern yazılım mimarilerine uyumlu bir DevOps altyapısının nasıl tasarlanıp uygulanabileceğini incelemektedir. Çalışma, DevOps yaklaşımını yalnızca teknik bir araçlar bütünü olarak değil, aynı zamanda organizasyonel kültür, süreç yönetimi ve otomasyonun bütünleştiği bir dönüşüm modeli olarak ele almaktadır. Araştırma kapsamında, yazılım yaşam döngüsünün otomasyonu için GitLab (kaynak kod yönetimi), Tekton (sürekli entegrasyon – CI) ve Argo CD (sürekli teslimat – CD) araçları entegre edilmiştir. GitLab üzerinde yönetilen projeler, Tekton aracılığıyla otomatik olarak derlenmiş, test edilmiş ve kalite kontrollerinden geçirilmiştir. Bu süreçte Maven ile bağımlılık yönetimi sağlanmış, Kaniko ile Docker imajları oluşturulmuş, SonarQube ile kod kalitesi analiz edilmiş ve Helm chart kullanılarak dağıtım parametreleri tanımlanmıştır. Ardından Argo CD ile uygulamalar Kubernetes ortamına otomatik olarak dağıtılmıştır. Tez kapsamında geliştirilen CI/CD mimarisi; modüler, yeniden kullanılabilir ve standartlaştırılmış bir süreç hattı modeli olarak tasarlanmıştır. Bu yaklaşım, yeni projeler için ek yapılandırma ihtiyacını ortadan kaldırarak operasyonel verimliliği artırmıştır. GitOps prensipleri doğrultusunda Argo CD'nin Git deposu ile canlı sistemler arasında sürekli senkronizasyon sağlaması sayesinde sistem durumu anlık olarak izlenebilmiş, yapılandırma sapmaları otomatik şekilde tespit edilip giderilmiştir. Böylece yazılım yaşam döngüsünde şeffaflık, izlenebilirlik ve tam otomasyon sağlanmıştır. DevOps ekosisteminin izleme ve gözlemlenebilirlik katmanı da kapsamlı biçimde ele alınmıştır. Prometheus sistem metriklerinin toplanması için, Grafana bu metriklerin görselleştirilmesi için, Loki kayıt yönetimi için; Jaeger ve Sentry ise dağıtık izleme, performans analizi ve hata takibi amacıyla yapılandırılmıştır. Bu sayede sistemin hem operasyonel izleme hem de hata ayıklama gereksinimleri bütüncül bir şekilde karşılanmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, tamamen açık kaynaklı ve lisans maliyeti olmayan teknolojiler kullanılarak, kurumsal ölçekte maliyet etkin, sürdürülebilir ve güvenli bir DevOps altyapısının nasıl kurulabileceğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, DevOps'un yalnızca teknik yetkinliklerle değil; süreçsel olgunluk, kültürel adaptasyon ve sürekli iyileştirme anlayışıyla birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Tez, CI/CD süreçlerinin inşasında sektörel ihtiyaçlara cevap verebilecek, yol gösterici bir uygulama modeli sunmaktadır.
This thesis examines how a DevOps infrastructure compatible with modern software architectures can be designed and implemented at the enterprise level by addressing the limitations of traditional software development and deployment approaches in today's rapidly evolving digital transformation landscape. The study considers DevOps not merely as a set of technical tools, but as a comprehensive transformation model integrating organizational culture, process management, and automation. Within the scope of the research, GitLab (source code management), Tekton (continuous integration – CI), and Argo CD (continuous delivery – CD) were integrated to automate the software development lifecycle. Software projects managed in GitLab were automatically built, tested, and subjected to quality controls through Tekton. During this process, dependency management was handled using Maven, Docker images were created with Kaniko, code quality was analyzed using SonarQube, and deployment parameters were defined through Helm charts. Subsequently, applications were automatically deployed to a Kubernetes environment using Argo CD. The CI/CD architecture developed in this thesis was designed as a modular, reusable, and standardized pipeline model, thereby eliminating the need for project-specific configurations and improving operational efficiency. In line with GitOps principles, Argo CD ensured continuous synchronization between the Git repository and live environments, enabling real-time system monitoring and automatic detection and resolution of configuration drifts. This integration provided transparency, traceability, and full automation throughout the software lifecycle. The monitoring and observability layers of the DevOps ecosystem were also comprehensively addressed. Prometheus was configured for collecting system performance metrics, Grafana for visualizing these metrics, Loki for log management, and Jaeger and Sentry for distributed tracing, performance monitoring, and error analysis. This approach enabled a holistic fulfillment of both operational monitoring and debugging requirements. In conclusion, this study demonstrates how a cost-effective, sustainable, and secure DevOps infrastructure can be established at the enterprise level using entirely open-source and license-free technologies. The findings indicate that DevOps adoption should be approached not only through technical competencies but also through process maturity, cultural adaptation, and continuous improvement. The thesis presents a guiding application model capable of addressing sectoral needs in the construction of CI/CD processes.












