Almanya’da millî-muhafazakârlığın yükselişi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma, küresel krizlerin (2008 Finans Krizi, 2015 Göç Krizi, COVID-19 pandemisi ve 2022 enerji krizi) Almanya’da Alternative für Deutschland (AfD) partisinin yükselişe geçmesinin etkilerini incelemektedir. Pandemi sonrası ekonomik durgunluk ve enerji sorunları, partinin popülist söylemlerini güçlendirmiştir. AfD yalnızca “sağ popülist” bir parti olarak değil; millî‑muhafazakâr ideoloji ve Yeni Sağ akımıyla bağlantılı, toplumsal dönüşüm hedefleyen bir “proje partisi” olarak değerlendirilmektedir. Kuramsal çerçeve, Altınörs ve Chryssogelos’un (2024) geliştirdiği millî- muhafazakârlık yaklaşımına dayanmaktadır. Bu ideoloji, neoliberal krizlere karşı devlet müdahalesini, ulusal egemenliği ve geleneksel değerleri öne çıkarır. Ayrıca Messner ve Rosenfeld’in Kurumsal Anomi Teorisi ile Rathgeb’in Refah Şovenizmi kavramı, ekonomik krizlerin toplumsal normları zayıflatıp güvensizlik ve göçmen karşıtlığını arttıran etkilerini açıklamaktadır. AfD’nin söylemleri tarihsel olarak Westfalya Barışı, Bismarck’ın politikaları, Weimar’daki Muhafazakâr Devrim ve Militan Demokrasi geleneğiyle ilişkilendirilmiştir. 1990 sonrası Doğu Almanya’daki sanayi kaybı ve Agenda 2010 reformlarının yarattığı güvencesizlik, partinin “Önce Almanlar” yaklaşımını beslemiştir. Günümüzde AfD, aileyi ve geleneksel değerleri yücelten, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı çıkan ve “tersine göç” çağrısı yapan söylemleriyle öne çıkmakta; dijital platformlar aracılığıyla sınıfsal öfkeyi elitlere ve göçmenlere yönlendirmektedir. Dış politikada ise AfD, liberal dünya düzenine karşı revizyonist bir tutum sergilemekte; Avrupa Parlamentosu’nda Egemen Uluslar Avrupası (ESN) grubunu kurarak NATO’ya şüpheyle yaklaşmakta, Rusya ile ideolojik yakınlaşma arayışına girmekte ve Çin ile çok kutuplu bir düzen hedeflemektedir. Sonuç olarak tez, AfD’nin yükselişini ekonomik milliyetçilik, kültürel muhafazakârlık ve revizyonist dış politika bağlamında ele alarak, Almanya’daki gelişmelerin Avrupa’daki popülist akımların anlaşılmasına teorik ve gözlemsel katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır.

This study examines the effects of global crises (2008 Financial Crisis, 2015 Migration Crisis, COVID-19 pandemic, and 2022 energy crisis) on the rise of the Alternative für Deutschland (AfD) party in Germany. Post-pandemic economic stagnation and energy problems have strengthened the party’s populist rhetoric. The AfD is considered not only a “right-wing populist” party but also a “project party” aiming for social transformation, linked to national-conservative ideology and the New Right movement. The theoretical framework is based on the national-conservative approach developed by Altınörs and Chryssogelos (2024). This ideology emphasizes state intervention, national sovereignty, and traditional values in the face of neoliberal crises. Furthermore, Messner and Rosenfeld’s Institutional Anomie Theory and Rathgeb’s concept of Welfare Chauvinism explain the effects of economic crises on weakening social norms and increasing insecurity and anti-immigrant sentiment. The AfD’s rhetoric has historically been linked to the Peace of Westphalia, Bismarck’s policies, the Conservative Revolution in Weimar, and the tradition of Militant Democracy. The industrial decline in East Germany after 1990 and the insecurity created by the Agenda 2010 reforms fueled the party’s “Germans First” approach. Today, the AfD stands out with its rhetoric that glorifies family and traditional values, opposes gender equality, and calls for “reverse migration”; it directs class anger towards elites and immigrants through digital platforms. In foreign policy, the AfD adopts a revisionist stance against the liberal world order; it expresses suspicion towards NATO by establishing the Europe of Sovereign Nations (ESN) group in the European Parliament, seeks ideological rapprochement with Russia, and aims for a multipolar order with China. In conclusion, this thesis examines the rise of the AfD within the context of economic nationalism, cultural conservatism, and revisionist foreign policy, demonstrating that developments in Germany offer theoretical and observational contributions to understanding populist trends in Europe.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Sağ popülizm, Millî- muhafazakârlık, Refah şovenizmi, Right-wing populism, National conservatism, Welfare chauvinism

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Çolak, N. (2026). Almanya’da millî-muhafazakârlığın yükselişi. [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi]. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren