Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Endüstri 4.0 sürecinde iş sağlığı ve güvenliği: Dijital sistemlerin rolü ve uygulamaları
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Üzen, Hasan Ali; Eski, Ardahan
Bu tez çalışmasında Endüstri 4.0 teknolojileriyle olan entegrasyonu ve dijital sistemlerin bu alandaki dönüştürücü rolü incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı; yapay zeka, dijital ikiz ve bilgisayar destekli tasarım (CAD) gibi ileri teknolojilerin, iş kazalarını ve mesleki riskleri fiziksel sahaya yansımadan önce önlemedeki etkilerini somut uygulamalar üzerinden ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında iki temel uygulama alanı değerlendirilmiştir. İlk olarak, otomotiv sektöründe araçların yan kapı darbe kirişlerinin tasarımı ve test süreçleri CAD ortamında Solidworks ve Dynaform yazılımları kullanılarak simüle edilmiş, analizler sonucunda DP980 çeliğinden imal edilen boru kesitli profilin en uygun korumayı sağladığı tespit edilmiştir. Yapay zeka ile yapılan değerlendirmeler neticesinde, üretim öncesi yapılan bu dijital simülasyonların geleneksel test yöntemlerine kıyasla insan-makine etkileşimini en aza indirerek uzuv kaybı, ezilme gibi iş kazası risklerini %60 ile %80 oranında azalttığı saptanmıştır. İkinci bir uygulama olarak inşaat şantiyelerinde dijital ikiz teknolojisinin kullanımı incelenmiş; giyilebilir sensörler ve sanal şantiye modelleri sayesinde tehlikeli bölgelere izinsiz girişlere 0.3 saniye gibi son derece kısa bir sürede tepki verildiği görülmüştür. Elde edilen bulgular, Endüstri 4.0 teknolojilerinin İSG alanında tehlikeleri henüz sanal ortamdayken tespit edip kaynağında yok etme imkanı sunduğunu ve geleneksel güvenlik yöntemlerinden çok daha etkili bir koruma sağlayarak "sıfır kaza" hedefine ulaşmada hayati bir rol oynadığını göstermektedir.
Öğe
Hayvan sağlığı ve beslenmesinde Fitoterapi: Fitoterapik bitkiler
(İKSAD, 2025) Taş, Feyza; Gülümser, Erdem
Fitoterapi, tedavi edici, hastalıkları iyileştirici ve hastalıkları önleyici olarak tanımlanmış, tıbbi bitkiden doğrudan doğruya; ya da bitkinin belli kısımlarından yararlanılarak gerçekleştirilen tedavi yöntemidir. Fitoterapi tarihsel olarak çok eski dönemlere, antik medeniyetlere kadar uzanmaktadır. İlk izlerine Mısır, Çin, Hindistan ve Yunan medeniyetlerinde rastlanır. Antik Mısır'da bitkisel ilaçlar, tıbbi uygulamalarda ve hayvanlardaki çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmıştır. On sekizinci yüzyılın sonları ve on dokuzuncu yüzyıl başlarında bitkilerin kimyasal içeriği hakkında fazla bir bilgi olmadığından bitkilerin, koruma ve tedavi edici etkileri yıllar boyunca elde edilmiş tecrübeleri temel almıştır. Günümüzde yapılan son araştırmalar ise bitkilerde bulunan sekonder matabolitler ve bu matabolitlerin hayvan verimi, sağlığı ve kalitesi üzerine olmuştur. Bu bileşikler hem rumen sağlığı hem de hayvansal üretim açısından önem ihtiva etmektedir. Fenolik bileşikler içeren bitkiler ile beslenen hayvanlarda yem tüketimi ile birlikte hayvansal ürünlerde verim ve kalite de artmaktadır. Sekonder metabolitler antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri ile ruminant hayvanlarda şişkinlik ve asidoz gibi beslenme bozukluklarını kontrol altına almaktadır. Söz konusu metabolitler doğal antibiyotik olarak da işlevsel görev üstlenmektedir. Bu durum dışarıdan sentetik antibiyotik kullanılmasını sınırlandırırken, hayvan sağlığı, kalitesi, verimi açısından önem arz etmektedir. Ayrıca biyoaktif bileşenler hayvansal kaynaklı küresel ısınmaya azaltılmasına katkı sunması açısından da önem arz etmektedir. Fitoterapik özellik gösteren birçok bitki bulunmaktadır. Bu bitkilerin bazılarının tarımı yapılırken, bazıları ise doğada yabani formda bulunmaktadır. Bu derlemede, fitoterapinin hayvan sağlığı ve beslemesi açısından önemi ile fitoterapik bitkiler hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır.
Öğe
Trofa merkezlerinde bakım-onarım çalışmalarında enerji kesme ve kilitleme (LOTO) uygulamalarının etkinliği
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Kaygısız, Yasemin; Altınsoy, Zeynep Deniz
Elektrik üretim, iletim ve dağıtım sistemlerinin önemli bileşenlerinden biri olan trafo merkezleri, yüksek gerilimli ekipmanların bulunduğu ve bakım–onarım faaliyetlerinin yoğun biçimde gerçekleştirildiği çalışma alanlarıdır. Trafo merkezlerinde yürütülen bakım faaliyetleri sırasında elektrik enerjisinin kontrol altına alınmaması çalışanların elektrik çarpması, ark patlaması ve diğer ciddi iş kazaları ile karşılaşmasına neden olabilmektedir. Enerji kesme ve kilitleme uygulamaları olarak bilinen Lockout–Tagout (LOTO) sistemi, bakım faaliyetleri sırasında tehlikeli enerji kaynaklarının kontrol edilmesini sağlayan önemli iş sağlığı ve güvenliği yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Trafo merkezlerinde uygulanan LOTO prosedürleri enerji kesme anahtarlarının kilitlenmesi, sistemin enerjisiz olduğunun doğrulanması ve bakım tamamlanana kadar enerji kaynaklarının kontrol altında tutulması gibi adımlardan oluşmaktadır. Araştırmanın amacı trafo merkezlerinde gerçekleştirilen bakım ve onarım faaliyetleri sırasında uygulanan enerji kesme ve kilitleme prosedürlerinin iş kazalarının önlenmesi üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılmış, elektrik tesislerinde meydana gelen kazalar, enerji izolasyon yöntemleri ve LOTO uygulamalarının güvenlik üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Elektrik güvenliği, enerji izolasyonu ve bakım süreçlerine ilişkin akademik çalışmalar ile iş sağlığı ve güvenliği alanındaki araştırmalar incelenmiş, elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Literatürde yer alan çalışmalar enerji kontrol prosedürlerinin uygulanmasının elektrik kazalarının azaltılmasında önemli rol oynadığını göstermektedir. Elektrik sistemlerinde bakım faaliyetleri sırasında enerji izolasyonu yapılmaması beklenmedik enerjilenme olaylarına yol açabilmekte ve çalışanların elektrik akımına maruz kalmasına neden olabilmektedir. LOTO sistemi enerji kaynaklarının kontrol altına alınmasını sağlayarak çalışan güvenliğini artırmakta ve bakım faaliyetlerinin güvenli biçimde yürütülmesine katkı sağlamaktadır. Araştırma sonuçları trafo merkezlerinde enerji kesme ve kilitleme prosedürlerinin uygulanmasının iş kazalarının önlenmesi açısından önemli bir güvenlik yöntemi olduğunu ortaya koymaktadır.
Öğe
Çocuk hikaye kitaplarında Tanrı tasavvuru
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Kaplan Sevik, Melike; Çevirici Atilla, Sema
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi döneme (4–6 yaş) yönelik çocuk hikâye kitaplarında Tanrı tasavvurunun nasıl sunulduğunu incelemektir. Araştırma nitel araştırma deseninde yürütülmüş, veriler doküman analizi yöntemiyle toplanmış ve betimsel analiz tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye’de yayımlanan ve okul öncesi döneme hitap eden dini içerikli 20 çocuk hikâye kitabı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda kitaplarda Tanrı tasavvurunun ağırlıklı olarak yaratan, seven, koruyan, her şeyi bilen, gören ve işiten, nimet veren, dualara karşılık veren, bağışlayan ve ilham veren bir varlık olarak sunulduğu belirlenmiştir. Buna karşılık Tanrı’nın cezalandırıcı yönüne oldukça sınırlı düzeyde yer verildiği görülmüştür. Ayrıca bazı kitaplarda dini içerik bulunmasına rağmen Tanrı tasavvuruna ilişkin herhangi bir anlatımın yer almadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, okul öncesi döneme yönelik çocuk hikâye kitaplarında Tanrı’nın daha çok sevgi, güven ve merhamet ekseninde ele alındığını göstermektedir. Araştırma sonuçları, Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı, Rizzuto’nun nesne ilişkileri yaklaşımı, Fowler’ın inanç gelişimi kuramı ve bağlanma kuramı çerçevesinde ele alınmıştır. Kitaplarda yer alan anlatımların çocukların bilişsel ve duygusal gelişim özellikleriyle uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak araştırma, okul öncesi döneme yönelik çocuk hikâye kitaplarında olumlu Tanrı tasavvurunun ön plana çıkarıldığını ortaya koymaktadır. Gelecekte yapılacak çalışmalarda, daha kapsamlı bir seti kullanılması, farklı araştırma desenleri düzenlenmesi ve kültürlerarası çalışmalar yapılması önerilmektedir
Öğe
Lignoselülozik ve Algal Biyokütlenin Katalitik Pirolizinden Elde Edilen Ürünlerin İncelenmesi
(Livre de Lion, 2026) Yaman Çamlı, Elif; Gündüz Meriç, Gamze; Alagöz, Ali
ıllık küresel CO2 emisyonlarının yüzyılın sonuna kadar ve 2050 gibi erken bir tarihte net sıfır veya net negatif olması talep edilmektedir (Tokimatsu vd., 2017). İklim değişikliğinin hafifletilmesine daha geniş bir perspektiften bakıldığında, küresel sıcaklık artışının boyutu, kümülatif CO2 emisyonlarıyla doğru orantılıdır; buna göre, özellikle atmosfere fosil yakıt salınması gibi insan kaynaklı faaliyetlerden kaynaklanan herhangi bir ek CO2 2   Mühendİslik Bİlİmlerİnde Araştırma, Metodoloj İ ve Yenilİk miktarı, gelecekteki ısınma miktarlarını artıracaktır (Lee vd., 2017; Lin vd., 2018). Bu nedenlerden dolayı, net sıfır emisyona ulaşmak, enerji politikaları ve küresel emisyon politikaları için açık ve mutlak bir hedeftir (DeAngelo vd., 2021; Messina vd., 2022). Bu hedefe ulaşmada hayati önem taşıyan unsurlar; enerji sistemlerinde acil ve kapsamlı bir devrim niteliğinde olan dönüşüm prosesleriyle birlikte, kömür, petrol ve doğal gaz gibi geleneksel enerji kaynaklarının kullanımındaki önemli düşüş, kaynak yönetimi ve dönüşüm verimliliğinde önemli iyileştirmeler ve karbon yönetimidir (Sachs vd., 2016; Ryu vd., 2020). Şimdiye kadar, karbon yakalama ve depolama ile biyoenerji (BECCS) (GarcíaFreites vd., 2021; Yuan vd., 2021) ve ormancılık, net sıfır emisyon hedefleri için iki önde gelen yaklaşım olmuştur (Kemper, 2015). BECCS, piroliz veya biyokütle eş-yakımı gibi biyokütle enerjisi dönüşüm süreçleri sırasında CO2 ’nin tutulmasını içeren bir teknolojidir (Lee vd., 2022). Sistem, CO2 yakalama işlemi sırasında oluşan atık ısıyı yoğuşmuş suyu ısıtmak için kullanarak sıfır karbon emisyonuna ulaşır ve sürdürülebilir ve çevre dostu bir çözüm sunar (Xue vd., 2022). Karbon yakalama teknolojisi olmasa bile, biyoenerji net sıfır emisyonda hala önemli bir rol oynamaktadır (Aniza vd., 2022; Chen vd., 2023). Biyokütle pirolizi, biyo-yağ, biyokömür ve biyo-sentez gazı üretmek için endüstriyel kömürle çalışan kazanlara ve fosil yakıt kaynaklarına bir alternatiftir (Yang vd., 2016; Cha vd., 2016).