Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Makroekonomik Faktörlerin Türkiye’de Konut Piyasasına Etkisi
(BZT Akademi Yayınevi, 2024) Benli, Muhammed; Akbulut, Muhammet Tahir
Konut piyasası, bir ülkenin ekonomik dinamiklerini yansıtan en önemli sektörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Konut fiyatları, sadece bireyler ve hanehalkları için bir yatırım aracı değil, aynı zamanda genel ekonomik büyümenin ve refah seviyesinin de bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, konut fiyatlarının belirleyicileri üzerine yapılan araştırmalar, hem akademik literatür hem de politika yapıcılar için büyük önem taşımaktadır. Nitekim Türkiye'de son yıllarda konut fiyatlarında gözlemlenen dalgalanmalar, birçok faktörün etkisi altında şekillenen karmaşık bir yapıya işaret etmektedir. Bu çalışma, Türkiye'de makroekonomik değişkenlerin konut fiyat endeksi üzerindeki etkilerini 2010Q1 – 2024Q1 dönemi özelinde incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada faiz oranları, döviz kuru, enflasyon, gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH), işsizlik oranı ve konut kredi hacmi gibi temel makroekonomik göstergelerin yanı sıra, pandemi sonrası dönemi (2021-2024) temsil eden kukla değişken kullanılarak konut fiyatları üzerindeki etkiler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, konut kredi hacminin, döviz kurunun, enflasyonun ve GSYİH'nin konut fiyatları üzerinde pozitif ve anlamlı etkiler yarattığı, faiz oranının ise negatif ancak anlamsız bir etki oluşturduğu tespit edilmiştir. 2021-2024 dönemine yönelik kukla değişkenin pozitif ve anlamlı çıkması, pandemi sonrası toparlanma sürecinin konut piyasasında önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu bulgular, Türkiye'deki konut fiyatlarının dinamik bir yapı sergilediğini ve makroekonomik göstergelerin piyasa üzerindeki etkilerinin zaman içinde değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışmanın bulguları, politika yapıcılar için döviz kuru, enflasyon ve kredi politikalarının önemine işaret etmektedir.
Öğe
Shifting Fields: Determinants of Agricultural Employment in Next-Tier Emerging Economies
(BZT Turan Publishing House, 2025) Benli, Muhammed; İbiş, Sibel
This study examines the determinants of agricultural employment in Next Tier Emerging Economies (Argentina, Bangladesh, Chile, Colombia, Egypt, Iran, Iraq, Malaysia, Pakistan, Peru, Philippines, Poland, Saudi Arabia, South Africa, Thailand, and Vietnam) for the period 1995–2019. These countries, characterized by their transitional economies and significant agricultural sectors, represent a critical segment of global development as they navigate structural shifts from agrarian-based systems to more diversified economies. In the processes of structural transformation, economic growth, and social development, the share of agriculture in employment also stands out as an important indicator. Using Fully Modified Ordinary Least Squares (FMOLS) and Dynamic Ordinary Least Squares (DOLS) methods, the analysis reveals that GDP per capita, average years of schooling, and mechanization (measured as machinery per unit of agricultural land) have significant negative effects on the share of agricultural employment in total employment. Conversely, the value added from agricultural production positively affects on agricultural employment. These findings are important for understanding the interaction between agricultural productivity, economic development, educational attainment, and technological advancement in shaping agricultural labor dynamics, offering significant insights for policy design. In this context, policies could address rural labor displacement caused by mechanization, promote sustainable agricultural productivity, and balance rural education with job creation to alleviate urban migration pressures. This study contributes to a better understanding of structural transformation and labor market shifts within the context of emerging economies.
Öğe
Çevresel faktörlerin tarımsal üretim üzerindeki asimetrik etkisi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) İbiş, Sibel; Benli, Muhammed
Bu çalışma, Türkiye’de tarımsal verim dinamiklerini iklim değişkenleri, çevresel baskı göstergeleri ve teknolojik kapasite çerçevesinde 1961-2024 dönemine ait yıllık verilerle incelemektedir. Tarımsal verim göstergesi olarak buğday, mısır, arpa, pamuk, şeker pancarı ve patates için hektar başına üretim miktarları kullanılmıştır. Çevresel baskı, kişi başına CO2 emisyonu ve kişi başına ekolojik ayak izi göstergeleriyle temsil edilmiştir. Böylece çevresel baskının hem dar hem de geniş boyutları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Analizde ARDL ve doğrusal olmayan ARDL (NARDL) sınır testi yaklaşımları kullanılmıştır. Bulgular, çoğu üründe değişkenler arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi bulunduğunu göstermektedir. Ancak uzun dönem verim dinamiklerini belirleyen unsurlar ürünlere göre değişmektedir. Bazı ürünlerde makineleşme belirleyici olurken, bazı ürünlerde çevresel baskı göstergeleri daha güçlü etkiler ortaya koymaktadır. Ayrıca çevresel baskının üretim üzerindeki etkisinin kullanılan göstergeye göre farklılaştığı görülmektedir. NARDL sonuçları, iklim, çevresel baskı ve teknolojik faktörlerdeki artış ve azalışların üretimi simetrik biçimde etkilemediğini göstermektedir. Bu durum, tarımsal üretim sürecinin doğrusal olmayan ve yön-bağımlı bir uyum yapısına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Genel olarak bulgular, Türkiye’de tarımsal verimin iklim koşulları, çevresel baskı ve teknolojik uyum kapasitesinin etkileşimiyle şekillendiğini göstermekte ve tarım politikalarında ürün-spesifik, sürdürülebilirlik odaklı ve esnek stratejilerin gerekliliğine işaret etmektedir.
Öğe
İhracat çeşitliliğinin belirleyicileri
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Akbulut, Muhammet Tahir; Benli, Muhammed
Bu tez, ihracat çeşitliliğinin belirleyicilerini ürün kompozisyonu odağında incelemektedir. Küresel ticaret yapısında ülkelerin dış ticaret performansı yalnızca ihracat hacmine değil, ihracatın ürünler arasındaki dağılımına ve çeşitlilik düzeyine de bağlıdır. İhracat sepetinin dar bir ürün grubunda yoğunlaşması, ekonomileri dışsal şoklara karşı kırılgan hale getirmekte ve uzun dönemde büyüme ile yapısal dönüşüm süreçlerini sınırlandırmaktadır. Bu çerçevede çalışma, ihracat çeşitliliğinin hangi kanallar üzerinden ve hangi koşullarda şekillendiğini ampirik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada ihracat çeşitliliği, yalnızca ürün çeşitliliği boyutuyla ele alınmakta ve normalize edilmiş Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) kullanılarak ölçülmektedir. Bu ölçüm tercihi, ürün sayısındaki farklılıklardan kaynaklanan ölçek sorunlarını azaltmakta ve ülkelerarası karşılaştırılabilirliği güçlendirmektedir. Ampirik analizler, farklı gelir düzeylerine sahip ülkeleri kapsayan geniş bir panel veri seti kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Panel veri analizlerinden elde edilen bulgular, ihracat çeşitliliğinin belirleyicilerinin ülkelerin kalkınma düzeyine bağlı olarak önemli ölçüde farklılaştığını göstermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ihracat çeşitliliği esas olarak ekonomik büyüme, dışa açıklık ve beşeri sermaye artışı yoluyla desteklenmekte ve bu ülkelerde çeşitlenme süreci yeni ürün ve sektörlerin ihracata dahil edilmesi şeklinde, başka bir deyişle niceliksel genişleme üzerinden ilerlemektedir. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde ihracat çeşitliliği, kurumsal istikrar, altyapı kalitesi ve teknolojik kapasite tarafından belirlenmekte ve süreç, yeni ürün girişlerinden ziyade mevcut ürünlerde kalite artışı ve uzmanlaşma yoluyla, başka bir ifadeyle niteliksel derinleşme biçiminde gerçekleşmektedir. Bulgular ayrıca gelir düzeyi, nüfus, dışa açıklık, döviz kuru, fiyat istikrarı, kurumsal kalite, beşeri sermaye, doğrudan yabancı yatırımlar ve altyapı göstergelerinin ihracat çeşitliliği üzerindeki etkilerinin ülke grupları arasında yön ve büyüklük açısından ayrıştığını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, ihracat çeşitlendirmesine yönelik politikaların tek tip bir çerçeveyle ele alınamayacağını ve ülkelerin yapısal özellikleri ve kalkınma aşamalarına göre farklı politika bileşimlerinin gerekli olduğunu göstermektedir.
Öğe
Türkiye'de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: 2006-2026
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Günal, Başbuğ Alparslan; Akıncı, Adil
Bu çalışmada Türkiye’de savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi 2006: Q1–2026Q1 dönemi için incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin ekonometrik analiz yöntemleriyle incelemektir. Analizde kullanılan veriler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Veri Dağıtım Sistemi’nden elde edilmiştir. Savunma harcamaları “sav” değişkeninin ve gayri safi yurtiçi hasılaya milli hâsıla “gsyih” değişkeninin bir önceki cari döneme göre artış oranı dikkate alınmıştır. Savunma harcamaları değişkeni, Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mal ve hizmet alım giderlerinden oluşmaktadır. Çalışmada öncelikle değişkenlerin durağanlık düzeyleri Augmented Dickey-Fuller ve Phillips-Perron birim kök testleri ile incelenmiştir. Birim kök testi sonuçlarına göre savunma harcamaları değişkeninin düzeyde durağan, gayri safi yurtiçi hasıla değişkeninin ise birinci farkı alındığında durağan olduğu tespit edilmiştir. Değişkenlerin farklı düzeyde durağan olması, bağımlı değişkenin I(1) ve bağımsız değişkenin I(0) olması nedeniyle analizde ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. En uygun gecikme uzunluğunun belirlendiği ARDL(4,2) modeli ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki sınır testi ile incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, ARDL sınır testi sonucunda hesaplanan F-istatistiğinin kritik alt sınır değerin altında kalması nedeniyle, savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkinin olduğu sonucu tespit edilmiştir.