Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Peyami Safa’nın Aşk Oyunları Adlı Eserinde Popüler Edebiyat Ögeleri
(Platanus Publishing, 2025) Sakallı, Feyzan; Dönmez, Erdem
İnsanların yıllar boyunca dönem dönem ilgisini çeken farklı metalar yahut kültürel ögeler olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bunların sebepleri kimi zaman kıtlık, göç, savaş ve pandemi olabileceği gibi kimi zaman da burjuva kesiminin ya da medyanın, bu ürünlerin reklamını yapıp insanlara lanse etmesidir. Bir diğer sebebi ise insan ruhunun cevherinde bulunan, varlığından soyutlayamayacağı zafiyet dolu hisleridir. Hangi yaşta ve konumda olursa olsun insanın dönüp bakmaktan ve yaşamaktan kendini alıkoyamayacağı duygular ve durumlar vardır. Günlük hayatın stresinden ve insanları kendi gerçekliğinden uzaklaştıran bu hisler; kadın erkek arasındaki çatışmalı ilişkiler, korkunun iç gıcıklayan zevki, gerilimin hissettirdiği canlılık, bir olayı aydınlatmanın, delilleri incelemenin keyfi, aksiyon, dedikodu, şeklinde sıralanabilir ve bu liste uzatılabilir. Popüler kültür bunun gibi çeşitli etkilerden beslenir. “Sanayi toplumuna geçişle popüler kültür ürünleri meta olarak tüketilmeye başlanmıştır. Popüler kültür, kapitalist üretim anlayışıyla, seçkin kültürü ve folk kültürünü dönüşüme uğratarak oluşmuştur” (Belge, 1982: 89). Dönemlerin maddi ve ruhsal ihtiyaçlarına göre şekillenen bu kavram kültürden kültüre değişkenlik gösterse de temelde ticarete hizmet eder. Bunlara göre tasarlanan ve çoğunlukla para kazanma kaygısıyla üretilen oyunlar, filmler, diziler, eşyalar ise popüler kültürün somut yansımalarıdır. “İnsanlar popüler kültür ürünlerini ‘aptallıkları’ndan ya da ‘kandırıldıkları’ için beğenmezler; popüler kültür, kitlelerin içinde yer aldıkları reel hayat nedeniyle yaşamak zorunda oldukları kültürdür. Bu nedenle, popüler kültür, kolektif bir yaşam deneyimidir” (Aymaz, 2004: 38). Popüler kültür, beraberinde bu kolektifliği de getirir. İçinde bulunulan haz ve hız çağında da neyin ne kadar süreyle popüler olduğu artık takip edilemez bir hal almıştır.
Öğe
İkinci Ürün Olarak Yetiştirilen Silajlık Mısır Çeşitlerinin Silaj Verimi ve Bazı Kalite Özellikleri
(Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, 2023) Burgu, Levent; Mut, Hanife
Bu çalışma Bilecik ili ekolojik koşullarında ikinci ürün olarak ekilen 22 adet farklı hibrit silajlık mısır çeşidinin(ADA-9510, ADA-9516, ADA-523, AGA, Arifiye, Kalideas, Keravnos, Kerbanis, Kolessous, Kilowatt, Larigal, Sakarya, Samada-07, Simpatico, SY-Antex, SY-İnove, SY-Gladius, Dragma, Pioneer PR31G98, Pioneer P9027,Dekalp 6308 ve Dekalp 6442) silaj verimi ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2020 yıllında yürütülmüştür. Deneme Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemeye alınan tüm bitkiler hamur olum döneminde hasat edilmiştir. Hasat edilen bitki örnekleri parçalanmış, 2 kg’lık plastik bidonlara 3 tekrar olacak şekilde doldurulmuş ve fermantasyon süresi boyunca, doğrudan güneş ışığı almayan kapalı ve kuru bir ortamda, 25±2 °C sıcaklıkta muhafaza edilmiştir. Silajlık mısır çeşitlerinde silaj verimi, fiziksel kalite özellikleri (renk, koku ve strüktür), Flieg puanı, laktik asit, asetik asit, bütrik asit içeriği, pH düzeyi,kuru madde miktarı, ham protein oranı, kondanse tanen içeriği, nispi yem değeri (NYD) ve bazı mineral madde içerikleri belirlenmiştir. Çeşitlerin silaj verimleri 5665.43 kg da-1 (Kalideas) ile 9971.30 kg da-1 (Sakarya), Fliegpuanı 46.52 (Kolessous) ile 98.59 (PR31G98), ham protein oranı % 6.45 (Samada-07) ile 8.95 (Ada-9510), nispiyem değeri ise 82.79 (Kolessous) ile 137.19 (ADA-9516) arasında değişmiştir. En yüksek laktik asit içeriği Arifiye(% 3.316), Sakarya (% 2.636), Larigal (% 3.064), Sy-Gladius (% 3.062) ve Dekalp 6308 (% 3.154) çeşitlerinde belirlenmiştir. Silajlık mısır çeşitlerinden elde edilen silajların K içeriği % 1.867 (Kerbanis) ile % 3.203(Kolessous), P içeriği % 4.453 (Kalessous) ile, % 0.320 (SY-İnove), Ca içeriği % 0.213 (Kerbanis)-0.490(Kolessous) ve Mg içeriği ise % 0.110 (Kerbanis)–0.217 (Dekalp 6308) arasında değişmiştir. Çalışma sonucunda, Bilecik ekolojik koşullarında Arifiye, Sakarya, Larigal, Sy-Antex, Sy-Gladius, PR31G98, P9027 ve Dekalpçeşitlerinden yapılan silajların diğer mısır çeşitlerinden elde edilen silajlara kıyasla silaj verimi ve araştırılan kalite özellikleri bakımından öne çıktığı görülmüştür.
Öğe
Comparative study of diesel and diesel-hydrogen dual fuel use in RCCI engine under various load conditions
(OTEKON, 2024) Gördük, Mustafa Berat; Demir, Üsame; Altınkurt, Mustafa Deniz
The aim of this study to investigate the effects of using hydrogen and diesel fuels on combustion characteristics and emissions in a Reactively Controlled Compression Ignition (RCCI) engine. RCCI technology optimizes the combustion process by exploiting the differences in reactivity of the two different fuels. This improves engine performance and reduces emissions. The study will examine the potential benefits of using alternative fuels such as hydrogen in combination with diesel fuel in RCCI engines with the aid of CFD analysis. The main reason for studying hydrogen is that hydrogen has the most research in the literature and it has a wide flammability range, high flame speed, high diffusivity, zero carbon, sulphur content. Replacing part of the diesel fuel reduces the total carbon content and HC emissions in RCCI mode, while increased engine load increases HC and NOx emissions. A low engine load may be more advantageous for H2-diesel RCCI combustion, as HC emissions are reduced more than a slight increase in NOx emissions. The study reveals that diesel-hydrogen dual fuel systems can be an environmentally friendly alternative to diesel engines if supported by appropriate engine control strategies and emission control technologies. The results highlight the need for further research and optimization in energy efficiency and emission management.
Öğe
Reaktivite kontrollü sıkıştırma ile ateşlemeli (RCCI) bir motorda doğalgaz-hidrojen-dizel kullanımının yanma karakteristiklerinin ve emisyonlara etkisinin sayısal olarak incelenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Gördük, Mustafa Berat; Demir, Üsame; Altınkurt, Mustafa Deniz
Bu tez çalışmasında, Reaktivite Kontrollü Sıkıştırma ile Ateşleme (RCCI) prensibiyle çalışan bir motorda Doğalgaz, Hidrojen ve Dizel yakıt kombinasyonlarının yanma karakteristikleri ve egzoz emisyonları üzerindeki etkileri sayısal olarak incelenmiştir. Çalışmada, tek silindirli Lombardini 3 LD 510 dizel motoru referans alınarak CONVERGE CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) yazılımı ile üç boyutlu analizler gerçekleştirilmiştir. Simülasyonlar, 1800 d/d sabit motor devrinde ve 23.1 Nm tork yükü altında; %100 Dizel, %20 Doğalgaz (NG), %20 Hidrojen (H₂) ve bu yakıtların farklı karışım oranlarını (%5 H₂-%15 NG, %10 H₂-%10 NG, %15 H₂-%5 NG) içeren altı farklı senaryo için yürütülmüştür. Elde edilen simülasyon verilerine göre; porttan enjekte edilen hidrojen oranının artırılması, laminer alev hızını ve yanma verimini artırarak silindir içi tepe basıncını ve maksimum yanma sıcaklığını yükseltmiştir. Basınç analizlerinde, hidrojen katkılı senaryoların saf dizele kıyasla yanma fazlamasını öne çektiği ve yaklaşık 7 MPa tepe basınca ulaştığı görülmüştür. Emisyon sonuçları incelendiğinde; hidrojenin karbon içermeyen yapısı ve yüksek oksidasyon kabiliyeti sayesinde, %20 H₂ senaryosunda İs (Kurum), Karbonmonoksit (CO) ve Karbondioksit (CO₂) emisyonlarında referans dizel senaryosuna göre belirgin bir azalma kaydedilmiştir. Özellikle İs emisyonlarındaki düşüş, RCCI stratejisinin dizel motorlardaki kurum problemini çözme potansiyelini doğrulamıştır. Buna karşılık, hidrojenin neden olduğu yüksek silindir içi sıcaklıklar (2000-2400 K aralığı), termal NOx (Azot Oksit) oluşum mekanizmasını tetikleyerek NOx emisyonlarını artırmıştır. %100 Dizel senaryosu en düşük NOx değerini verirken, en yüksek Türbülans Kinetik Enerjiyi ve CO emisyonunu üretmiştir. Doğalgaz (CNG) katkısı ise yanmayı nispeten yavaşlatarak sıcaklıkları kontrol altında tutmuş, ancak yanmamış hidrokarbon (HC) emisyonlarında kısmi artışlara neden olmuştur. Sonuç olarak bu çalışma, RCCI modunda hidrojen ve doğalgaz kullanımının motor verimini artırma ve karbon kökenli emisyonları düşürme potansiyelini ortaya koyarken, artan NOx emisyonları için EGR gibi ek kontrol stratejilerinin gerekliliğini sayısal verilerle kanıtlamıştır.
Öğe
Düşük irtifa İHA aerodinamik analizleri ve prototip imalatı: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi örneği
(Gazi Üniversitesi, 2025) Can, Emre; Öztürk, Burak; Özdamar, Osman; Abay, Cengizhan; İnaç, Tufan
Düşük irtifa İHA aerodinamik analizleri ve prototip imalatı Günümüzde insansız hava araçları (İHA) sivil, askeri ve sosyal faaliyetler de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Alçak irtifalarda çalışan sabit kanatlı İHA'lar tipik olarak 2 ila 4 metre arasında değişen kanat açıklığına sahiptir ve üç saate kadar uçuşlarını sürdürebilirler. Kanat yapıları genellikle üç ana bileşenden oluşur: birincil yapısal yükü taşıyan merkezi bir kanat ve uçuş dayanıklılığını ve hızını belirlemek için kritik olan sol ve sağ yan kanatlar. Bu bileşenlerin uzunlukları değişmekte olup, yan kanatlar rüzgâr direncini azaltmak ve uçuş hızını artırmak için açılı olarak tasarlanmıştır. Bu çalışmada, ortalama bir alçak irtifa drone'u için üç ana parametre seviyesi belirlenmiş ve optimum boyutlar RSM (Yanıt Yüzeyi Metodolojisi), Taguchi yöntemi, FEM (Sonlu Elemanlar Yöntemi) ve Varyans Analizi (ANOVA) analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Optimum tasarım 400 mm merkezi kanat uzunluğu, 700 mm yan kanat uzunluğu ve yaklaşık 8° yan kanat açısı ile elde edilmiştir. Analiz sonuçları 253 N maksimum kaldırma kuvveti (FZ), 10.2 N minimum sürükleme kuvveti, 0.66 maksimum kaldırma katsayısı (CL) ve 17.6 kaldırma-sürükleme (CL/CD ) oranı göstermiştir. Bu bulgulara dayanarak, hava aracı için kompozit kalıplar üretildi ve uçuş denemeleri sırasında hızı ölçmek için bir test cihazı geliştirildi. 10 m/s rüzgar koşulları altında, bu optimize edilmiş geometri için kaydedilen maksimum hız 183 km/s olmuştur.