Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Bilecik, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

DSpace@Bilecik, üyelik gerektirmeyen herkese açık bir sistemdir. Üyelik ve veri girişi sadece BŞEÜ mensuplarına (Öğrenci, idari ve akademik personel) özeldir.


 

Güncel Gönderiler

Öğe
Ahilik, Fütüvvet ve Uhuvvet Kavramlarına Gazali'nin Bakışı
(IKSAD Publications, 2024) Canakçay, Sibel; Göz, Kemal
İslam felsefesinde ahlak ve ahlaki erdemler toplumların var olması için gereken en temel normlardır. Ahlak, insanın fıtratında var olan bireysel ve toplumsal çabalarla vücut bulan erdemlerden oluşur. Kişinin ve toplumların menfaatini gözeten bu erdemler toplumların sürekliliğini ve huzurunu sağlamaktadır. İslam dininin vazgeçilmez hümanist yapısı, insan ilişkilerini ve toplumsal organizasyonu sağlarken ahlaki değerlerden güç kazanmıştır. İslam dininin Peygamberi Hz. Muhammed (sav) başta olmak üzere sahabeler, İslam âlimleri ve İslam filozofları ahlak ve ahlaki erdemler üzerine çıkarımlar yapmış, bir toplumun inşasının bir insanın, güzel ahlaklı olmasıyla mümkün olduğunun üzerinde durmuşlardır. Toplumları bir arada tutan şey, toplumların ahlaki erdemleridir. İslam âlimlerinden ve filozoflarından biri olan Gazâlî’de(1058-1111) ahlak konusunu kapsamlı ele alan üzerine sayfalarca eserler bırakan âlimlerimizdendir. Gazâlî ’ye göre ahlak “ Nefiste yerleşmiş bir melekedir. Ondan herhangi bir fikri zorlama olmaksızın (insan) eylemleri kolaylıkla ortaya çıkar. Ona göre akıl ve din açısından övülen ve güzel sayılan işler bu melekeden meydana gelirse buna güzel ahlak, kötü işlerden gelirse ona da çirkin ahlak denir.” (Oktay, 2009)Ahlaki erdemlerden biri olan uhuvvet, insanlar arasında din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın “Yaratılanı, Yaratan’dan ötürü sevmek.” ilkesiyle toplum içerisinde barış ve huzuru sağlamak da vazgeçilmez erdemlerdendir. Kardeşlik kavramını içeren uhuvvet erdeminin ele alındığı bu makale, Gazâlî ve eseri İhya-u Ulumi’d-Din kaynakçılığında uhuvvet kavramının değerlendirmesini içermektedir.
Öğe
İnsan kaynakları yönetiminde bankacılık sektörü açısından kariyer yönetimi kavramının incelenmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Pektaş, Cansu; Haşit, Gürkan
İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), bir örgütün en değerli varlığı olan çalışanlarını etkin bir şekilde yönetmek, geliştirmek ve motivasyonlarını artırmak için tasarlanan stratejik bir disiplindir. İKY, işe alım, eğitim, performans değerlendirme, kariyer planlama, ücret yönetimi ve çalışan ilişkileri gibi süreçleri kapsar. Temel amacı, örgütün hedefleri ile çalışanların bireysel ihtiyaç ve beklentilerini uyumlu hale getirerek hem verimliliği artırmak hem de iş tatmini sağlamaktır. Günümüzde, değişen iş dünyası koşulları nedeniyle İKY, yalnızca idari bir fonksiyon olmanın ötesinde, stratejik bir ortak rolü üstlenerek kurumların uzun vadeli başarısına katkıda bulunur. Kariyer yönetimi, bireylerin mesleki hedeflerini belirleme, bu hedeflere ulaşmak için gerekli becerileri geliştirme ve kariyerlerini planlama sürecini ifade eder. Bu süreç, hem çalışanların kendi kariyerlerini yönlendirmelerini hem de örgütlerin çalışanlarının yeteneklerini destekleyerek kurumsal başarıya katkı sağlamalarını kapsar. Kariyer yönetimi, eğitim programları, mentorluk, performans değerlendirmeleri ve iş rotasyonu gibi uygulamalarla desteklenir. Amaç, bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarırken, örgütlerin nitelikli insan kaynağını sürdürülebilir şekilde geliştirmesine olanak tanımaktır. Bu sayede, çalışanların iş tatmini artarken, örgütler de rekabet avantajı elde eder. Bankacılık sektörü açısından kariyer yönetimi, çalışanların finansal hizmetlerde uzmanlaşmasını, teknik ve liderlik becerilerini geliştirmesini ve sektörün dinamik ihtiyaçlarına uyum sağlamasını hedefleyen stratejik bir süreçtir. Bu sektörde kariyer yönetimi, çalışanların müşteri ilişkileri, risk yönetimi, dijital bankacılık gibi alanlarda yetkinlik kazanmasını desteklerken, kurumların da yetenekli çalışanlarını uzun vadeli olarak bağlı tutmasını sağlar. Bankalar, kariyer planlama araçları, sertifika programları, mentorluk ve iç tercih sistemleri gibi uygulamalarla çalışanlarının kariyer yolculuğuna rehberlik eder. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm İnsan Kaynakları Yönetiminin tanımı, önemi, amaçları ve işlevleri konularını içermektedir. İkinci bölümde İKY içerisindeki Kariyer Yönetimi alanı incelenmiş temel kavramlar ve kariyer yönetimi süreçleri incelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde İnsan Kaynakları Yönetimi Kariyer Yönetimi bağlamında Bankacılık Sektöründe Yönetici Seçme ve Yetiştirme Süreci Örnekleri değerlendirilmiştir.
Öğe
Kurum kültürü ve kültürel liderliğin eğitim kurumları bağlamında değerlendirilmesi
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026) Elmas, Arif; Sarıkaya, Muammer
Bu çalışmanın amacı, kurum kültürü ve kültürel liderliğin eğitim kurumları açısından önemini incelemek ve temel paydaşlar olan öğretmenler, öğrenciler ve veliler üzerindeki etkilerini değerlendirmektir. Eğitim kurumlarındaki güçlü kurum kültürünün paydaşların kurumsal aidiyetini, iş birliğini, motivasyonunu ve beraberinde akademik başarıyı arttırdığı görülmektedir. Kültürel liderlik özelliği gösteren eğitim kurumu yöneticileri bu zeminin oluşturulmasında ve sürdürülmesinde önemli bir role sahiptir. Bu bağlamda çalışmada kurum kültürü ve kültürel liderliğin eğitim kurumlarının amaçlarına ulaşmasında ve kurumsal başarının sürdürülebilirliğinde stratejik bir öneme sahip olduğu ortaya konulmaktadır.
Öğe
İslam hukukunda cenin ve çocuk hakları
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Savaş, Büşra; Aydın, Ahmet
İslâm hukuku, insan hayatını anne rahmine düştüğü ilk andan itibaren kutsal bir varlık olarak kabul eder. Bu anlayış doğrultusunda zarurat-ı hamse olarak insanın canı, malı, dini, nesli ve aklını korumayı esas alır. Çalışmamızda İslâm hukukunda cenin ve çocuklara tanınan haklar ele alınarak, bireyin henüz dünyaya gelmeden önce sahip olduğu hukukî statü ve haklardan başlayarak çocuğa tanınan kişisel ve sosyal haklar Kur’ân ve sünnetten hareketle ele alınacaktır. “İslâm Hukuku’nda Cenin ve Çocuk Hakları”nı konu edinen bu tez; giriş, iki ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş kısmında konuya ön hazırlık olması amacıyla araştırmanın konusuna, önemine, amacına, kapsam ve metoduna yer verilerek izah edilmiştir. Birinci bölümde, konunun kavramsal tanımlamalarına ve cenin başlığına yer verilmiştir. Ceninin geçirdiği evreler Kur’ân ve sünnet ışığında ve tıp ilminde olmak üzere açıklanmıştır. Bu kavram ve tanımlamalar çalışmamızın temelini oluşturmak için önemli bir destek niteliğindedir. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise, doğum öncesinde ve sonrasında olmak üzere çocuğa tanınan kişisel ve sosyal haklar ele alınmış, bu haklar İslâm Hukuku’nun temel kaynakları olan Kur’ân ve sünnetten hareketle ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise, elde ettiğimiz bulguları özetlenerek, İslâm hukukuna göre cenin ve çocuk haklarına ilişkin temel ilkeler maddeler halinde sunulmuştur.
Öğe
Bilecik güneş enerjisi potansiyelinin çok amaçlı sistemlerde kullanımının araştırılması
(Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kılıç Erikgenoğlu, Damla; Arslan, Oğuz
Günümüzde artan enerji talebi, sanayileşme, kentleşme ve teknolojik gelişmeler sonucunda hızla yükselmekte ve bu durum sürdürülebilir, verimli ve çevre dostu enerji üretim teknolojilerine olan ihtiyacı artırmaktadır. Fosil yakıtlara dayalı mevcut enerji sistemleri halen küresel tüketimin büyük bölümünü karşılamakla birlikte, kaynakların sınırlı oluşu ve sera gazı emisyonlarının neden olduğu iklim değişikliği etkileri, alternatif ve yenilenebilir çözümlerin önemini her geçen gün artırmaktadır. Rüzgar, jeotermal, biyokütle ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları bu bağlamda öne çıkarken, güneş enerjisinin temiz, bol ve erişilebilir yapısı ile biyokütlenin karbon nötr niteliği ve atık yönetimiyle entegre edilebilmesi onu çok amaçlı enerji sistemleri açısından cazip hale getirmektedir. Bu tez çalışmasında, nispeten düşük güneş radyasyonuna sahip Bilecik ilinin yenilenebilir enerji potansiyeli değerlendirilmiş ve bu potansiyelin bir multijenerasyon sistemi kapsamında kullanılması araştırılmıştır. Güneş enerjisi ve biyogaz kaynaklarını bütünleşik bir yapıda kullanan sistem; elektrik, ısı, hidrojen ve oksijen üretimini eş zamanlı sağlayan yedi ana bileşenden (güneş alanı, termal enerji depolama, Brayton çevrimi, alt ısı depolama, SOEC, güç bloğu ve biyogaz üretim ünitesi) oluşmaktadır. Termodinamik analizler, multijenerasyon sisteminin enerji ve ekserji verimlerinin sırasıyla %35,86 ve %33,70 olduğunu göstermiştir. Ekonomik analiz sonuçlarına göre sistem 9. yıldan sonra karlı hale gelmekte ve 20 yıllık çalışma süresi sonunda 2,308 milyon US$ kazanç sağlamaktadır. Bu çalışma, güneş ve biyogaz kaynaklarını bütünleşik olarak kullanan bir multijenerasyon sistemine yüksek sıcaklıklı SOEC ünitesinin entegre edilmesiyle literatürde sınırlı biçimde ele alınan özgün bir yaklaşım sunmaktadır. Özellikle düşük güneş radyasyonuna sahip bir bölge olan Bilecik için sistem performansının ayrıntılı enerji, ekserji ve ekonomik analizlerle değerlendirilmesi, bu tür teknolojilerin farklı iklim koşullarında uygulanabilirliğine yönelik önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Çalışmanın en önemli katkılarından biri, biyogazdan elde edilen ısıl enerjinin yalnızca güç üretiminde değil, aynı zamanda SOEC için gerekli yüksek sıcaklığın sağlanmasında kullanılması ve bunun yanında elektroliz sonucu üretilen oksijenin yanma odasına geri beslenerek alev sıcaklığının artırılmasıyla çevrim veriminin iyileştirilmesidir.